Blog

cmk 2026

2026 CMK Ücret Tarifesi Nedir?

Ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın savunma hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi amacıyla, belirli durumlarda baro tarafından zorunlu müdafi görevlendirilir. Bu görevlendirmeler kapsamında avukata yapılacak ödemeler, her yıl yayımlanan CMK Ücret Tarifesi üzerinden belirlenir. 2026 yılı tarifesi de uygulamada, görevin türü ve yürütüldüğü yargısal merciye göre farklı tutarlar öngören bir sistemle işler.

Ceza yargılamasında dosya takibi, müdafilik pratiği ve süreç yönetimi hakkında daha kapsamlı bilgi için İstanbul ceza avukatı sayfasını inceleyebilirsiniz.

2026 CMK Ücretleri Neye Göre Değişir?

2026 CMK tarifesinde ücretin belirlenmesinde pratikte şu kriterler öne çıkar:

  • Aşama: Soruşturma mı, kovuşturma mı?
  • Merci: Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza gibi mahkemeler
  • Görev türü: Müdafilik mi, vekillik mi?
  • İşin kapsamı: Dosya sayısı, duruşma yoğunluğu, işlemlerin niteliği
  • Tamamlanma ölçütü: Görevin hangi noktada “tamamlandı” kabul edildiği
Devamını oku: CMK 2026 Ücret Tarifesi: Zorunlu Müdafilik Ücretleri ve Ödeme Süreci

real hukuk 2026 guncel hukuk rehberi

2026 Güncel Hukuk Rehberi: Kira Artışı, Dava Masrafları ve Hak Arama Yolları

2026 yılında vatandaşların ve işletmelerin en çok sorduğu konuların başında kira artışı, tahliye süreçleri, icra takibi, dava açma maliyetleri ve avukatlık ücretleri geliyor. Bu rehberde, güncel uygulamada en sık karşılaşılan senaryoları “pratik” şekilde anlatıyorum: ne yapılır, ne zaman yapılır, hangi hatalar dava kaybettirir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayda doğru strateji; sözleşme, ödeme kayıtları, tebligat tarihleri ve dosya kapsamına göre belirlenir.

1) 2026’da Kira Artışı Nasıl Hesaplanır?

Konut ve işyeri kiralarında artış genellikle sözleşmedeki hükme ve güncel ekonomik göstergelere göre yapılır. Uygulamada en çok kullanılan yöntem:

  • Sözleşme yenileme tarihinde ilgili endeks/parametreye göre artış hesabı yapılması

  • Artış oranının, kanuni sınırlara ve sözleşme maddesine uygun olması

Devamını oku: 2026 Güncel Hukuk Rehberi: Kira Artışı, Dava Masrafları ve Hak Arama Yolları

11 yargi paketi

11. Yargı Paketi Nedir? 2025 Yargı Reformu ve Getirilen Değişiklikler

11. Yargı Paketi Nedir? 2025 Yargı Reformu ile Getirilen Önemli Değişiklikler

11. Yargı Paketi, Türk yargı sisteminin daha etkin, hızlı ve adil şekilde işlemesini sağlamak amacıyla 2025 yılında yürürlüğe giren kapsamlı bir hukuk reformudur. Paket; ceza hukuku, infaz hukuku, bilişim hukuku, icra ve iflas hukuku ile ceza muhakemesi alanlarında önemli yapısal değişiklikler içermektedir.

11. Yargı Paketi’nin Amacı

Bu reform paketinin temel hedefi; yargılama süreçlerini hızlandırmak, suçla mücadelede caydırıcılığı artırmak, birey hak ve özgürlüklerini güçlendirmek ve dijital çağın ortaya çıkardığı yeni suç tiplerine karşı daha güçlü bir hukuki altyapı oluşturmaktır.

Ceza Hukukunda Yapılan Değişiklikler

Trafik ve Kamu Güvenliği Suçları

Trafikte yol kesme, ulaşım araçlarının alıkonulması ve benzeri fiillerin cezaları ağırlaştırılmıştır. Bu tür eylemler artık kamu düzenini ciddi biçimde tehdit eden suçlar kapsamında değerlendirilmektedir.

Taksirle Yaralama Suçları

Taksirle yaralama suçlarında özellikle ağır sonuç doğuran olaylar bakımından ceza üst sınırı artırılmış, mağdurun korunmasına yönelik daha güçlü bir ceza politikası benimsenmiştir.

Örgüt Suçlarında Çocukların Kullanılması

Suç örgütlerinin çocukları araç olarak kullanması halinde failler açısından daha ağır yaptırımlar öngörülmüştür.

Dolandırıcılık Suçları

Nitelikli dolandırıcılık suçlarının yargılama usulü yeniden düzenlenmiş, bu suçların daha hızlı ve etkin biçimde sonuçlandırılması hedeflenmiştir.

Devamını oku: 11. Yargı Paketi Nedir

 

site yonetimi avukati

Site Yönetimi Avukatı: Apartman ve Sitelerde Hukuki Güvenliğin Temel Taşı

Site Yönetimi Avukatı Nedir?

Site yönetimi avukatı, apartman ve toplu yaşam alanlarında faaliyet gösteren site yönetimlerine, yöneticilere ve kat maliklerine; Kat Mülkiyeti Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Borçlar Hukuku ve Medeni Hukuk çerçevesinde kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunan avukattır.

Modern sitelerde yüzlerce bağımsız bölüm, milyonlarca liralık bütçeler ve çok sayıda hukuki sorumluluk bulunmaktadır. Bu nedenle site yönetiminin hukuka uygun yürütülmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Site Yönetimlerinde En Sık Karşılaşılan Hukuki Sorunlar

  • Aidat borçlarının ödenmemesi

  • Genel kurul kararlarının iptali

  • Yönetici ve denetçi sorumluluğu

  • Usulsüz harcamalar

  • Ortak alanların izinsiz kullanımı

  • Kiracı – malik – yönetim uyuşmazlıkları

  • Yönetici azli ve yeni yönetici atanması

Bu sorunların tamamı site yönetimi avukatı tarafından profesyonel şekilde yönetilmediğinde, site ciddi maddi ve hukuki risklerle karşı karşıya kalır.


Site Yönetimi Avukatının Detaylı Görev ve Yetkileri

1. Aidat Borçları ve İcra Takipleri

Aidat, site yaşamının sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahiptir. Aidat ödemeyen kat maliklerine karşı;

  • Noter ihtarnamesi gönderilmesi

  • İlamsız icra takibi başlatılması

  • Gecikme tazminatı ve faiz hesaplaması

  • Borca itirazın kaldırılması ve tahliye süreçleri

site yönetimi avukatı tarafından usule uygun ve hızlı şekilde yürütülür.

Devamını oku: Site Yönetimi Avukatı

goc idaresi avukati

Göç İdaresi Avukatı Hakkında Kapsamlı Hukuki Rehber

Göç İdaresi Avukatı, Türkiye’de yabancıların ikamet izni, çalışma izni, vatandaşlık, uluslararası koruma, geçici koruma, sınır dışı (deport) kararları ve idari gözetim süreçlerinde müvekkillerini temsil eden, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuata hâkim hukuk uzmanıdır. Bu alanda yapılacak en küçük usul hatası dahi ciddi hak kayıplarına yol açabildiğinden, sürecin başından sonuna kadar profesyonel hukuki destek hayati önem taşır.

Göç İdaresi Avukatının Görev ve Yetkileri

1. İkamet İzni Başvuruları ve İtirazlar

  • Kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem ikamet izinleri

  • Ret kararlarına karşı itiraz ve dava süreçleri

  • Süre uzatımı ve statü değişikliği işlemleri

2. Çalışma İzni ve Yabancı Personel Süreçleri

  • Çalışma izni başvurusu ve uzatımı

  • İşveren–yabancı çalışan uyumu, idari yaptırımların önlenmesi

  • Çalışma izni reddine karşı hukuki yollar

3. Sınır Dışı (Deport) ve İdari Gözetim

  • Sınır dışı kararının iptali davası

  • İdari gözetim kararına itiraz

  • Yürütmenin durdurulması talepleri

  • Geri gönderme merkezlerinde hukuki temsil

Devamını oku: Göç İdaresi Avukatı

Sulh Ceza Avukatı

Sulh Ceza Avukatı Nedir? Sulh Ceza Mahkemesinin Görevleri ve Avukatın Önemi

Sulh Ceza Avukatı Kimdir?

Sulh Ceza Avukatı, Sulh Ceza Hâkimliği ve Sulh Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde, şüpheli, sanık, müşteki veya mağduru temsil eden ceza hukuku uzmanı avukattır.
Bu alanda görev yapan avukatlar, özellikle özgürlüğü kısıtlayan kararlar, adli kontrol, tutuklama, arama ve el koyma, kabahatler gibi acil ve teknik hukuki işlemlerde büyük rol oynar.

Sulh Ceza Hâkimliği kararları çoğu zaman kişinin özgürlüğünü doğrudan etkilediği için, bu süreçlerin bir Sulh Ceza Avukatı eşliğinde yürütülmesi son derece önemlidir.


Sulh Ceza Mahkemesi ve Sulh Ceza Hâkimliğinin Görevleri

Sulh Ceza Hâkimliği, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında koruma tedbirlerine karar veren yargı merciidir.

Sulh Ceza Hâkimliğinin Başlıca Görevleri

  • Tutuklama ve tutuklamaya itiraz

  • Adli kontrol kararı verilmesi veya kaldırılması

  • Arama ve el koyma kararları

  • Telefon dinleme ve teknik takip kararları

  • Yakalama ve gözaltı işlemlerinin denetimi

  • Hâkimlik kararlarına yapılan itirazların incelenmesi

Bu işlemler sırasında yapılan en küçük usul hatası, telafisi zor hak kayıplarına yol açabilir.


Sulh Ceza Avukatının Sunduğu Hukuki Hizmetler

Bir Sulh Ceza Avukatı, müvekkilinin haklarını en erken aşamada korumayı hedefler.

Sulh Ceza Avukatının Görev Alanları

  • Gözaltı ve ifade sürecinde hukuki destek

  • Tutuklamaya sevk aşamasında savunma

  • Tutuklama kararına itiraz dilekçesi hazırlanması

  • Adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması

  • Arama ve el koyma kararlarının hukuka uygunluğunun denetimi

  • Kabahatler Kanunu kapsamındaki cezalara itiraz

  • Sulh Ceza Hâkimliği kararlarına itiraz sürecinin takibi

Bu süreçlerde hızlı ve etkili müdahale, kişinin özgürlüğünün korunması açısından kritik öneme sahiptir.

Devamını oku: Sulh Ceza Avukatı

arac deger kaybi

Araç Değer Kaybı Nedir? Araç Değer Kaybı Davası ve Tazminat Süreci

Araç Değer Kaybı Nedir?

Araç değer kaybı, trafik kazası sonrasında aracın onarılmış olmasına rağmen, ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüştür. Kazaya karışmış ve hasar görmüş bir araç, kusursuz şekilde tamir edilse dahi, artık “kazalı araç” olarak değerlendirilir. Bu durum, aracın piyasa değerini doğrudan etkiler ve maddi bir zarar doğurur.

Türk hukukunda araç değer kaybı, haksız fiilden kaynaklanan zarar kapsamında değerlendirilir ve kusurlu taraftan tazmin edilebilir.


Araç Değer Kaybı Şartları Nelerdir?

Araç değer kaybı talep edilebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • Trafik kazasının meydana gelmiş olması

  • Karşı tarafın kusurlu olması

  • Aracın hasar görmüş ve onarılmış olması

  • Kazadan önce araçta aynı bölgede hasar bulunmaması

  • Değer kaybının belgelenebilir olması

 Önemli: Araçta daha önce hasar olması, yeni kazadan kaynaklanan değer kaybının talep edilmesine engel değildir; ancak yalnızca yeni hasar dikkate alınır.


Araç Değer Kaybı Kimden Talep Edilir?

Araç değer kaybı;

  • Kusurlu sürücüden

  • Araç sahibinden

  • Sigorta şirketinden (zorunlu trafik sigortası)

talep edilebilir.

Uygulamada genellikle kusurlu aracın trafik sigortasına başvuru yapılır. Sigorta şirketi ödeme yapmaz veya eksik ödeme yaparsa dava yoluna gidilir.


Araç Değer Kaybı Sigortadan Nasıl Alınır?

Araç değer kaybı için sigorta şirketine başvuru süreci şu şekildedir:

  1. Kaza tespit tutanağının temini

  2. Ekspertiz raporu alınması

  3. Araç ruhsatı ve hasar fotoğraflarının hazırlanması

  4. Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması

  5. 15 gün içinde ödeme yapılmazsa dava açılması

 Sigorta şirketleri çoğu zaman eksik ödeme yapmaktadır. Bu nedenle hukuki destek alınması hak kaybını önler.

Devamını oku: Araç Değer Kaybı

sosyal medya hukuku

Sosyal Medyada Paylaşılan İçeriklerden Doğan Hukuki Sorumluluk ve Güncel Yargı Yaklaşımları (2025)

Günümüzde sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlar, sadece toplumsal etkileşim açısından değil, aynı zamanda hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. 2025 yılı içerisinde verilen yeni yargı kararları, özellikle hakaret, kişilik haklarının ihlali, ticari itibarın zedelenmesi ve doğruluk denetiminden geçmeyen içeriklerin yayılması gibi alanlarda önemli değişiklikler ortaya koymuştur.

1. Sosyal Medyada Yapılan Paylaşımın Hukuki Niteliği

Sosyal medya, hukuken “kamusal alan” niteliği taşıdığı için yapılan her paylaşımın geniş bir kitleye ulaşacağı kabul edilmektedir. Bu nedenle kullanıcılar, paylaştıkları içerikler nedeniyle hem cezai hem de hukuki (tazminat) sorumlulukla karşı karşıya kalabilmektedir.

Hakaret ve İtibar Zedeleme

Yeni tarihli Yargıtay uygulamalarında, sosyal medya üzerinden yapılan “dolaylı ifadeler, imalı paylaşımlar, alaycı görseller ve etiketlemeler” de hakaret kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bu genişleme, özellikle kişisel ve ticari itibarın korunmasını güçlendirmiştir.

Yanlış Bilgi Yayma – Dijital Dezenformasyon

Son dönemde yürürlüğe giren düzenlemeler, doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin yayılmasını “kamu barışını bozma” kapsamında değerlendirebilmektedir. Özellikle toplumsal paniğe sebep olabilecek içeriklerde ağır yaptırımlar öngörülmektedir.

Devamını oku: Sosyal Medyada Paylaşılan İçeriklerden Doğan Hukuki Sorumluluk ve 2025 Yargı Kararları

Haksız fesih ve işe iade davaları - Real Hukuk Bürosu

Haksız Fesih ve İşe İade Davaları Hakkında Hukuki Bilgi

İş sözleşmeleri, hem işçi hem işveren için hak ve yükümlülükler doğuran en önemli çalışma hukuku araçlarından biridir. İşveren tarafından yapılan fesih işlemleri, ancak geçerli veya haklı bir sebebe dayanıyorsa hukuka uygun kabul edilir. Bu şartları taşımayan fesihler ise haksız fesih niteliği taşır ve işçiye işe iade davası açma hakkı verir.

Günümüzde iş mahkemelerinde en yoğun görülen dava türlerinden biri işe iade davasıdır. Özellikle performans, davranış, verimlilik veya işletmesel sebeplerle yapılan fesihlerde işverenin ispat yükümlülüğü oldukça ağırdır.

1. Haksız Fesih Nedir?

Haksız fesih, iş sözleşmesinin işveren tarafından hukuka aykırı şekilde sona erdirilmesidir. Başlıca haksız fesih örnekleri şunlardır:

  • Fesih sebebinin gerçeğe aykırı veya soyut gösterilmesi,
  • Performans veya davranış gerekçelerinin somut delillerle desteklenmemesi,
  • İşçinin savunması alınmadan iş sözleşmesinin feshedilmesi,
  • İşletmesel gerekçelerin ispatlanamaması,
  • İşverenin keyfi, baskıcı veya ayrımcı şekilde fesih yapması.

Haksız fesih durumunda işçi, işe iade davası açarak hem işe dönme hem de tazminat haklarını talep edebilir.

Devamını oku: Haksız Fesih ve İşe İade Davaları

Yapay zekâ ile oluşturulan sahte içeriklerin delil niteliği - Real Hukuk Bürosu

Gelişen teknoloji ile birlikte yapay zekâ destekli görüntü, video, ses ve metin üretim araçları günlük hayatın bir parçası hâline gelmiştir. Özellikle deepfake türü sahte videolar, manipüle edilmiş ses kayıtları ve gerçekte hiç yaşanmamış konuşmaların üretilmesi, ceza ve hukuk yargılamalarında delil güvenliği açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu tür sahte içeriklerin delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı, hangi şartlarda hükme esas alınabileceği ve sahte delil üretmenin sorumluluğu güncel hukuki gündemin önemli konularındandır.

Bu makalede, yapay zekâ ile oluşturulan sahte içeriklerin Türk hukukunda delil niteliği, değerlendirme kriterleri ve tarafların dikkat etmesi gereken hususlar ele alınmaktadır.

1. Yapay Zekâ ile Oluşturulan Sahte İçerik Nedir?

Yapay zekâ ile oluşturulan sahte içerik; gerçekte var olmayan, ancak gerçekmiş izlenimi veren görüntü, video, ses veya metin kayıtlarını ifade eder. Örneğin;

  • Bir kişinin hiç söylemediği sözleri söylüyormuş gibi gösteren deepfake videolar,
  • Ses klonlama teknolojisi ile üretilmiş sahte telefon konuşmaları,
  • Görüntü düzenleme araçlarıyla oluşturulan manipüle edilmiş fotoğraflar,
  • Yapay zekâ tarafından yazılmış ve gerçekte yaşanmamış olaylara dayanan yazışmalar

bu kapsamdadır. Bu içerikler, ilk bakışta ayırt edilmesi güç bir gerçeklik algısı yarattığından, yargılamada delil serbestisi ve delilin güvenilirliği ilkelerini doğrudan etkilemektedir.

Devamını oku: Yapay Zekâ ile Oluşturulan Sahte İçeriklerin Delil Niteliği
WhatsApp Whatsapp