tck207

TCK 207: Özel Belgede Sahtecilik Suçu – Unsurlar, Ceza, Mahkeme ve Savunma

TCK 207 kapsamında düzenlenen özel belgede sahtecilik suçu, günlük hayatta en çok karşılaşılan “belge uyuşmazlığı” kaynaklı ceza soruşturmalarından biridir. Özellikle sözleşme, ibraname, senet, kira evrakı, araç satışına dair belgeler, taahhütname gibi özel kişiler arasında kullanılan evraklarda “sahte düzenleme–değiştirme–kullanma” iddiaları bu madde kapsamında değerlendirilir.

Soruşturmanın ilk aşamasında ifade ve delil planı doğru kurulursa, yanlış beyan veya eksik itiraz nedeniyle telafisi zor hak kayıpları azalır. Bu nedenle süreç, en baştan bir Ceza Avukatı desteğiyle yönetildiğinde daha kontrollü ilerler; ceza riski yükselen dosyalarda Ağır Ceza Avukatı yaklaşımıyla strateji kurmak da önem kazanır.

TCK 207 nedir?

TCK 207, özel kişiler arasındaki ilişkilerde kullanılan belgelerin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir belgenin aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte özel belgenin kullanılması hâllerini cezalandırır. Uygulamada “özel belgede sahtecilik”, çoğu zaman bir borç ilişkisi, alacak davası, icra takibi veya ticari uyuşmazlığın ceza boyutuna taşınmasıyla gündeme gelir.

Konunun ceza yargılaması boyutunu geniş çerçevede anlamak istersen, Ceza Hukuku alanındaki temel açıklamalar yardımcı olur. İstanbul uygulamasına ilişkin genel yaklaşımı takip etmek isteyenler için de İstanbul Ceza Avukatı içeriği pratik bir başlangıç sağlar.

Özel belge nedir?

Özel belge; kamu görevlisi tarafından düzenlenmeyen, kişilerin kendi aralarındaki hukuki ilişkide kullandığı ve bir hakkın doğumu, devri, sona ermesi veya ispatı bakımından anlam taşıyan belgedir. Sözleşmeler, el yazılı anlaşmalar, borç ikrarları, taahhütnameler, kira ilişkisine dair evraklar, satış protokolleri, ibranameler gibi belgeler bu kapsamda değerlendirilebilir.

Buradaki kritik ayrım şudur: Belge “resmî” nitelik taşıyorsa TCK 204 tartışması gündeme gelirken, belge “özel” nitelikteyse TCK 207’nin alanı konuşulur. Bu ayrım, hem ceza değerlendirmesini hem de dosyanın hangi mahkemede görülmesi ihtimalini etkileyebilir.

İstanbul merkezli dosyalarda uygulama yoğun olduğu için, yerel pratiklere hâkim bir İstanbul Ceza Avukatı ile süreç planlamak, delil ve zaman yönetimi açısından avantaj sağlayabilir.

Suçu oluşturan hareketler

1) Özel belgeyi sahte olarak düzenlemek

Gerçekte var olmayan bir özel belgenin varmış gibi üretilmesi veya içeriğinin baştan itibaren gerçeğe aykırı kurulmasıdır. İmza taklidi, tarih atma, içerik üretimi, sayfa ekleme/çıkarma gibi yöntemlerle karşımıza çıkabilir.

2) Gerçek özel belgeyi aldatacak şekilde değiştirmek

Gerçek bir belgenin sonradan, muhatabı yanıltacak şekilde değiştirilmesidir. Örneğin miktar, tarih, taraf bilgisi, imza alanı, teslim-tesellüm ibaresi gibi kısımlar üzerinde yapılan müdahaleler önem kazanır.

3) Sahte özel belgeyi kullanmak

Sahte olduğunu bilerek, belgenin bir hakkı elde etmek veya bir yükümlülükten kaçınmak için işlemde kullanılmasına “kullanma” denir. Bu, icra takibinde, alacak iddiasında, iş ilişkisinde, kira uyuşmazlığında veya ticari ilişkide belgenin ibraz edilmesi şeklinde gerçekleşebilir.

Bu tür iddialarda ilk değerlendirme, dosyanın kast (bilerek ve isteyerek hareket etme) yönünden güçlü olup olmadığıdır. Bu nedenle ifade öncesi bir Asliye Ceza Avukatı perspektifiyle olay akışı ve belge geçmişi netleştirilmelidir.

Aldatma kabiliyeti (iğfal) neden belirleyici?

TCK 207 uygulamasında “aldatma kabiliyeti”, çoğu dosyada kararın merkezinde yer alır. Belgenin görünümü ve içeriği, normal şartlarda muhatabı aldatmaya elverişli değilse suçun oluşumu tartışmalı hâle gelebilir. Örneğin bariz yazım hataları, tutarsız format, imza alanı uyumsuzluğu, çelişkili tarihler veya açıkça “taslak” niteliği, aldatma kabiliyeti değerlendirmesinde önem taşır.

Bu noktada savunma açısından amaç, belgenin “gerçek bir işlem belgesi” değil, işlem değeri olmayan bir kağıt parçası/çıktı/taslak olduğunu somut delillerle gösterebilmektir.

TCK 207 cezası ve kritik ayrımlar

Özel belgede sahtecilik suçunda ceza değerlendirmesi; belgenin niteliği, aldatma kabiliyeti, kullanım biçimi ve kastın gücü gibi unsurlara göre şekillenir. Uygulamada en kritik ayrımlar şunlardır:

Belge “özel belge” mi, “resmî belge” mi? Yanlış sınıflandırma, tüm dosyanın yönünü değiştirir. Belge kullanıldı mı? Sadece düzenleme iddiası ile kullanım iddiası delil ve kast yönünden farklı tartışmalar doğurur. Zincirleme kullanım var mı? Birden fazla işlemde tekrar eden kullanım iddiası, dosyayı ağırlaştırabilir.

Dosya ağırlaşma eğilimindeyse, risk analizi açısından Ağır Ceza Avukatı yaklaşımıyla erken değerlendirme yapmak faydalı olur; aynı şekilde bireysel savunma planı için Ağır Ceza Avukatı desteği, stratejiyi daha sağlam kurmanı sağlar.

Görevli mahkeme ve süreç

TCK 207 dosyalarında görevli mahkeme, dosyanın niteliğine ve isnadın kapsamına göre şekillenir. Pratikte çoğu dosya asliye ceza çizgisinde ilerler; ancak dosyaya başka suçların eklenmesi veya nitelikli hâllerin tartışılması yargılama dinamiğini değiştirebilir.

Süreç genellikle soruşturma (ifade, delil toplama, bilirkişi), kovuşturma (iddianame, duruşma, hüküm) ve kanun yolları (istinaf/temyiz) şeklinde ilerler. Bu aşamalarda yapılacak her işlem, sonraki aşamaları etkilediği için dosya “başta” doğru kurgulanmalıdır.

Deliller ve bilirkişi incelemesi

Özel belgede sahtecilikte deliller çoğu zaman teknik ayrıntılar üzerinden şekillenir. Sık görülen delil başlıkları:

Belgenin aslı ve suretleri, mukayese imzalar, imza/kaşe incelemesi, belge üzerinde ekleme-silme izleri, yazdırma/çıktı süreci, e-posta yazışmaları, dosya meta verileri, log kayıtları, tarafların iletişim yoğunluğu ve zaman çizelgesi. Delil yönetiminde “belge ne zaman, kimde, hangi amaçla ortaya çıktı?” sorusu kilittir.

Bu nedenle ifade öncesi dosyanın kronolojisini netleştirmek ve gereksiz beyanlardan kaçınmak için Ceza Avukatı desteğiyle hareket etmek çoğu dosyada avantaj sağlar.

Savunma stratejisi

1) Belge niteliği ve işlem değeri

Belge gerçekten özel belge mi? Hukuki sonuç doğurmaya elverişli mi? “Taslak”, “not”, “ön görüşme metni” gibi belgelerin işlem değeri tartışması savunmada güçlü bir başlık olabilir.

2) Aldatma kabiliyeti yokluğu

Belgenin görünümünün muhatabı aldatmaya elverişli olmadığı somutlaştırılabiliyorsa, suçun oluşumu yönünden ciddi bir tartışma zemini doğar. Bu tartışma, bilirkişi raporlarına itiraz ve ek rapor talepleriyle desteklenmelidir.

3) Kastın zayıflatılması

“Bilme” ve “isteyerek kullanma” unsuru her dosyada otomatik kabul edilmez. İş ilişkisindeki rutin imza süreçleri, belgeyi başkalarının hazırlaması, belgeyi görmeden işlem yapılması iddiası gibi senaryolar somut delillerle desteklenirse, kast tartışması savunma lehine güçlenebilir.

4) Delil bütünlüğü ve çelişki avı

Belge zincirinde (belgeyi kimin oluşturduğu, kimde bulunduğu, ne zaman ibraz edildiği) kopukluk veya çelişkiler, savunma için kritik fırsatlar yaratır. Bu yüzden dosyayı “tek belge” değil, “bütün süreç” olarak okumak gerekir.

Özellikle İstanbul uygulamasında dosya yoğunluğu sebebiyle, süreç takibi ve doğru zamanlama açısından İstanbul Ceza Avukatı odağında pratik bakış, duruşma ve delil yönetiminde fayda sağlayabilir.

Sık sorulan sorular

TCK 207 şikâyete tabi mi?

Özel belgede sahtecilik dosyalarında “şikâyet–şikâyetten vazgeçme” etkisi, somut olaya ve isnadın kapsamına göre değişebilen bir alan yaratır. Bu nedenle süreç, sadece “şikâyet geri çekilirse biter” mantığıyla yürütülmemelidir.

İcra takibinde kullanılan belge TCK 207’ye girer mi?

Belge özel belge niteliğindeyse ve sahte olduğu iddia edilerek takipte ibraz edildiyse, TCK 207 kapsamında “kullanma” tartışması gündeme gelebilir. Ancak her olayda belgenin niteliği, aldatma kabiliyeti ve kast unsuru ayrı ayrı değerlendirilir.

TCK 204 ile TCK 207 farkı nedir?

En temel fark, belgenin türüdür: Resmî belge söz konusuysa TCK 204; özel belge söz konusuysa TCK 207 tartışılır. Bu ayrım, ceza değerlendirmesine ve görevli mahkeme tartışmasına da yansır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.

WhatsApp Whatsapp