Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu

1. Suçun Yasal Düzenlemesi

Açığa imzanın kötüye kullanılması, Türk Ceza Kanunu’nun 209. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre:

  • TCK 209/1: Açığa imzanın belirlenen amaç dışında kullanılması suç sayılır.

  • TCK 209/2: Kişinin katılımıyla düzenlenen bir belgenin içeriğinin hukuka aykırı biçimde değiştirilmesi suç teşkil eder.

Bu düzenleme, hem açığa imzanın amaç dışı kullanımını hem de içerik değişikliğine dayanan suistimalleri kapsayan geniş bir koruma alanı oluşturur.

2. Açığa İmzanın Tanımı ve Hukuki Niteliği

Açığa imza, imzalanmış ancak içeriği tam olarak doldurulmamış bir belgeyi ifade eder. Belgenin tamamen boş olması şart değildir; kısmen doldurulmuş belgeler de açığa imza niteliği taşıyabilir. Hukuken önemli olan, imzanın belirli bir amaçla verilmiş olması ve bu amacın dışına çıkılarak kullanılmasıdır.

Bu bağlamda açığa imzanın kötüye kullanılması, mağdurun iradesine aykırı bir belge düzenlenmesi veya mevcut bir belgenin içeriğinin değiştirilmesi anlamına gelir.

Devamını oku: Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu

Takdiri İndirim Nedenleri

TAKDİRİ İNDİRİM NEDENLERİ (TCK m. 62)

1. Kavram ve Hukuki Dayanak

Takdiri indirim, Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesinde düzenlenen ve hâkime cezanın bireyselleştirilmesinde geniş bir takdir yetkisi tanıyan bir kurumdur. Failin kişisel özellikleri, davranışı ve suçun işleniş biçimi göz önünde bulundurularak cezada 1/6 oranında indirim yapılmasını sağlar.

Takdiri indirim zorunlu değildir; hâkim ancak gerekli görürse uygular. Kararın gerekçeli olarak yazılması zorunludur.

2. Takdiri İndirimin Şartları

a) Failin suç işledikten sonraki davranışları

Örneğin:

  • Yargılama sürecinde pişmanlık gösterme

  • Mahkeme ile uyumlu bir tutum sergileme

  • Duruşmaları uzatmama, çelişkiye düşmeyen ifadeler verme

  • Zarar kısmen veya tamamen giderilmemiş olsa bile buna yönelik çaba gösterme

(Yargıtay’ın en sık gerekçe kabul ettiği alan budur.)

Devamını oku: Takdiri İndirim Nedenleri

Soruşturulması ve Kovuşturulması Şikâyete Bağlı Suçlar

Ceza hukukunda bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun veya kanuni temsilcisinin şikâyette bulunmasına bağlı kılınmıştır. Bu tür suçlarda devlet, kamu düzeninin korunması gereğine rağmen müdahaleyi mağdurun iradesine bırakır. Amaç; fail ile mağdur arasındaki özel nitelikli hukuki ilişkiyi ve mağdurun menfaatlerini gözetmektir

2. Şikâyete Bağlı Suç Kavramı

Şikâyete bağlı suçlar; savcılığın resen değil, ancak şikâyet üzerine harekete geçebildiği suçlardır.
Bu suçlar TCK’da açıkça “şikâyet üzerine” ibaresiyle düzenlenmiştir. Şikâyet yoksa savcı soruşturma yapamaz; soruşturma yapılmış olsa bile şikâyetin yokluğu kovuşturma engelidir.

3. Şikâyetin Hukuki Niteliği

3.1. Şikâyet Bir Usul Şartıdır

Şikâyet, suçun unsuru değildir; kovuşturma şartıdır.
Maddi vakıa gerçekleşmiş olsa da şikâyet yoksa ceza davası açılamaz.

Devamını oku: Soruşturulması ve Kovuşturulması Şikâyete Bağlı Suçlar

İntihara Yönlendirme Suçu

İntihara Yönlendirme Suçu (TCK m. 84)

1. Giriş

İntihar, bireyin kendi yaşamına son verme iradesini ifade eden ağır bir insan davranışıdır. Türk Ceza Kanunu, kişilerin bu kararı alma sürecine dışarıdan yapılan müdahaleleri, özellikle teşvik edici veya kolaylaştırıcı eylemleri ciddi bir şekilde cezalandırmaktadır. TCK m. 84 – İntihara Yönlendirme Suçu, kişinin yaşam hakkını korumayı amaçlayan önemli düzenlemelerden biridir.

2. Yasal Düzenleme

TCK m. 84, intihara yönlendirmeyi üç temel fiil üzerinden düzenlemektedir:

  1. Başkasını intihara azmettirme

  2. İntihar kararını kuvvetlendirme veya intihara yardım etme

  3. İntihara yönlendiren yayın yapma

Bu fiiller, kişinin yaşam hakkının korunması amacıyla ayrı ayrı değerlendirilmiş ve farklı ceza karşılıkları öngörülmüştür.

Devamını oku: İntihara Yönlendirme Suçu

Cinsel Suçlarda Mağdurun Beden veya Ruh Sağlığının Bozulması

Cinsel suçlarda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması, fail açısından cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nitelikli hâllerden biridir. Bu husus, özellikle TCK 102 (Cinsel Saldırı), TCK 103 (Çocukların Cinsel İstismarı) ve TCK 105 (Cinsel Taciz) suçlarında önem taşır.

 1. Hukuki Dayanak

TCK 102/5 – Cinsel Saldırı

Mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde ceza:

  • 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır.

TCK 103/6 – Çocuğun Cinsel İstismarı

Çocuğun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde ceza:

  • 15 yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır.

Devamını oku: Cinsel Suçlarda Mağdurun Beden veya Ruh Sağlığının Bozulması

Ceza Hukukunda Temyiz

CEZA HUKUKUNDA TEMYİZ NEDİR?

Temyiz, ceza mahkemelerinin vermiş olduğu hükümlere karşı, hukuka uygunluk yönünden yapılabilen bir kanun yoludur.
Temyiz incelemesi Yargıtay tarafından yapılır ve Yargıtay, mahkemenin verdiği kararı hukuka uygun bulursa onayabilir, hukuka aykırı görürse bozabilir.

Temyiz bir yeniden yargılama değildir. Yargıtay, delilleri yeniden değerlendirmez; yalnızca kararın hukuka uygun olup olmadığını denetler.

1. TEMYİZ EDİLEBİLEN KARARLAR

Ceza muhakemesinde temyize konu edilebilen kararlar:

⚖️ a) İlk derece ağır ceza mahkemesi kararları

Genel kural olarak Ağır Ceza Mahkemelerinin tüm hükümleri temyiz edilebilir.

Devamını oku: Ceza Hukukunda Temyiz

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi

1. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir?

Arsa sahibi ile yüklenici (müteahhit) arasında yapılan, müteahhidin kendi ekonomik ve teknik riskiyle arsa üzerinde bina yapması ve karşılığında arsa sahibine belli bağımsız bölümler teslim etmesi; diğer bağımsız bölümlerin müteahhide kalması esasına dayanan sözleşmedir.

Sözleşme tam iki tarafa borç yükleyen karma bir sözleşmedir (satış–eser–arsa payı devri–yüklenme unsurları içerir).

2. Sözleşmenin Geçerlilik Şartları

a) Noterlikte Düzenleme Şeklinde Yapılmalı

Bu sözleşmeler resmî şekilde (noter düzenleme şeklinde) yapılmazsa geçersizdir.
Sıradan yazılı sözleşme, adi sözleşme, imzalı protokol geçerli olmaz.

b) Arsa Paylarının Belirlenmesi

Hangi bağımsız bölümün arsa sahibine, hangilerinin müteahhide verileceği ve karşılığı olan arsa paylarının oranı açıkça yazılmalıdır.

Devamını oku: Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi

Üst Hakkı Nedir

Üst Hakkı (İnşaat Hakkı) Nedir?

Üst hakkı, bir kimseye başkasına ait bir taşınmazın üstünde veya altında bağımsız bir yapı inşa etmek, mevcut yapıyı kullanmak veya onu muhafaza etmek için tanınan sınırlı aynî haktır.
Türk Medeni Kanunu’nun 726–826. maddeleri arasında düzenlenmiş olup sınırlı ayni haklar arasındadır.

Bu hak sayesinde, taşınmazın maliki ile yapı (üst) sahibi farklı kişiler olabilir.

Üst Hakkının Özellikleri

1) Sınırlı Ayni Hak Niteliğinde

  • Taşınmaza bağlıdır.

  • Herkese karşı ileri sürülebilir.

  • Tapu kütüğüne tescil edilmeden doğmaz.

Devamını oku: Üst Hakkı Nedir

Zorunlu Geçit Hakkı Davası

ZORUNLU GEÇİT HAKKI DAVASI

(MK m. 747 – Komşuluk Hukuku)

1. Zorunlu Geçit Hakkının Tanımı

Zorunlu geçit hakkı, bir taşınmazın umumi yola çıkışı yoksa veya mevcut çıkışı ihtiyacı karşılamıyorsa, o taşınmaz lehine, komşu taşınmazlar üzerinden geçit kurmaya yarayan irtifak hakkıdır.

Amaç, taşınmazın ekonomik amacına uygun kullanılmasının sağlanmasıdır.

Devamını oku: Zorunlu Geçit Hakkı Davası

Acele Kamulaştırma

Acele kamulaştırma, kamu yararının gecikmesinde sakınca bulunan bazı durumlarda, idarenin normal kamulaştırma sürecini beklemeden mahkeme kararıyla taşınmaza hemen el koyabilmesi işlemidir.

Bu yöntemde:

  • Bedel tespiti hızlı yapılır,

  • Bedelin bankaya yatırılmasıyla fiilen el koyma derhal gerçekleşir,

  • Asıl kamulaştırma işlemleri daha sonra tamamlanır.

DAYANAĞI

  • Anayasa md. 46/2

  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu md. 27

Devamını oku: Acele Kamulaştırma