Call us now:

- 1 İstanbul’da Sel Nedeniyle Araç Hasarı: Kaskosu Olmayan Araç Sahipleri Belediyeden Tazminat Alabilir mi?
- 2 İstanbul’da 14 Ekim 2026 Tarihinde Yaşanan Sel ve Araç Hasarları
- 3 Kaskosu Olmayan Araç Selde Zarar Görürse Ne Olur?
- 4 Sel Nedeniyle Oluşan Araç Hasarından Belediye Sorumlu Tutulabilir mi?
- 5 Sel Hasarından İBB, İlçe Belediyesi veya İSKİ mi Sorumludur?
- 6 Şiddetli Yağış Mücbir Sebep Sayılır mı?
- 7 Sel Nedeniyle Araç Hasarında Hangi Mahkemede Dava Açılır?
- 8 İdareye Karşı Sel Hasarı Nedeniyle Tam Yargı Davası Nasıl Açılır?
- 9 Belediyeye Tazminat Başvurusu İçin Süre Ne Kadardır?
- 10 Selden Zarar Gören Araç Sahipleri Hangi Delilleri Toplamalıdır?
- 11 Sel Nedeniyle Araçta Oluşan Hangi Zararlar Tazminat Konusu Olabilir?
- 12 Sel Nedeniyle Aracı Hasar Gören Kişinin Kusuru Tazminatı Etkiler mi?
- 13 Sel Hasarı Nedeniyle Tazminat Davası Açmadan Önce Ne Yapılmalı?
- 14 İstanbul’da Sel Nedeniyle Araç Hasarı Hakkında Sık Sorulan Sorular
- 14.1 Kaskom yok, selde zarar gören aracım için belediyeden para alabilir miyim?
- 14.2 İstanbul’da selden zarar gören araçlar için doğrudan İBB’ye dava açılabilir mi?
- 14.3 Sel nedeniyle motoru bozulan aracın tamir parasını kim öder?
- 14.4 Park halindeki araç selden zarar görürse belediye sorumlu olur mu?
- 14.5 Sel hasarı için dava açma süresi ne kadardır?
- 14.6 Yağış çok şiddetliyse belediyenin sorumluluğu tamamen ortadan kalkar mı?
- 14.7 Aracım pert oldu, aracın tüm değerini talep edebilir miyim?
- 14.8 Zarar için bilirkişi raporu alınması gerekli mi?
- 15 Sonuç: Kaskosu Olmayan Araç Sahipleri Sel Zararları İçin Hukuki Yollara Başvurabilir
- 16 Hukuki Dayanaklar ve Kaynaklar
İstanbul’da Sel Nedeniyle Araç Hasarı: Kaskosu Olmayan Araç Sahipleri Belediyeden Tazminat Alabilir mi?
İstanbul’da 14 Ekim 2026 tarihinde etkili olan şiddetli sağanak yağış, birçok ilçede su baskınlarına yol açtı. Cadde ve sokaklarda biriken yağmur suları nedeniyle bazı araçlar mahsur kalırken, alt geçitlerde ve sanayi bölgelerinde su baskınları meydana geldi. Özellikle kasko sigortası bulunmayan araç sahipleri açısından yaşanan maddi zararların nasıl karşılanacağı önemli bir hukuki sorun haline geldi.
Sel nedeniyle motoru zarar gören, elektronik sistemleri bozulan veya tamamen kullanılamaz hale gelen araçların sahipleri, onarım giderlerini mutlaka kendileri karşılamak zorunda değildir. Zararın meydana gelmesinde belediyenin, ilgili altyapı kuruluşunun veya başka bir kamu idaresinin hukuken sorumluluğu bulunuyorsa tazminat talep edilmesi mümkündür.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: Her sel baskınından kamu idaresi sorumlu olmadığı gibi, her araç hasarı için doğrudan idare mahkemesinde dava açılamaz. Zararın oluşma nedeni, aracın bulunduğu yer, ilgili kamu hizmetinin niteliği ve idarenin yükümlülükleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yazımızda İstanbul’da sel nedeniyle zarar gören kaskosuz araçların hukuki durumunu, belediye ve İSKİ’nin hangi şartlarda sorumlu tutulabileceğini, tazminat için başvuru yollarını ve güncel yargı kararlarını ele alacağız.
İstanbul’da 14 Ekim 2026 Tarihinde Yaşanan Sel ve Araç Hasarları
14 Ekim 2026 tarihinde İstanbul genelinde etkili olan yağışlar, kentin farklı bölgelerinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Anadolu Ajansının aynı tarihli haberine göre Esenyurt Haramidere Sanayi Bölgesi’nde bazı iş yerlerini su basarken, Başakşehir İkitelli’de araçlar suyla dolan yollarda mahsur kaldı. Sultangazi’de de cadde ve sokaklarda yoğun su birikintileri meydana geldi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan açıklamada ise Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi ve Büyükçekmece gibi ilçelerde metrekareye 50 ila 95 kilogram arasında yağış kaydedildiği belirtildi.
Bu ölçüdeki yağışların kısa sürede meydana gelmesi, araçlarda önemli maddi hasarlara neden olabilmektedir. Motorun su alması, elektrik tesisatının zarar görmesi, aracın iç döşemelerinin kullanılamaz hale gelmesi ve elektronik kontrol ünitelerinin bozulması bunlardan bazılarıdır.
Aracın kasko poliçesinin bulunmaması halinde araç sahibi, zararının karşılanması için farklı hukuki yolları değerlendirebilir. Bunlardan biri de zararda sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen kamu idaresine karşı tazminat talebinde bulunulmasıdır.
Kaskosu Olmayan Araç Selde Zarar Görürse Ne Olur?
Kasko sigortası, poliçenin kapsamına ve teminat şartlarına göre aracın çeşitli riskler nedeniyle uğradığı zararları karşılayabilen isteğe bağlı bir sigorta türüdür. Sel ve su baskını zararlarının sigorta kapsamında olup olmadığı, poliçenin ilgili teminat hükümlerine göre belirlenir.
Kasko sigortası bulunmayan bir aracın sel nedeniyle zarar görmesi, araç sahibinin hukuken hiçbir talepte bulunamayacağı anlamına gelmez.
Türk hukukunda bir zararın tazmin edilmesi yalnızca sigorta sözleşmesinin varlığına bağlı değildir. Zararın meydana gelmesinde üçüncü bir kişinin veya kamu idaresinin hukuki sorumluluğu varsa zarar gören kişi, şartların gerçekleşmesi halinde tazminat isteyebilir.
Örneğin düzenli temizlenmeyen yağmur suyu giderlerinin tıkanması, gerekli altyapı çalışmalarının yapılmaması veya bilinen su baskını riskine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle araç zarar görmüş olabilir.
Böyle bir durumda altyapı hizmetinden sorumlu idarenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerekir.
Kasko sigortasının bulunmaması tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak idarenin sorumlu tutulabilmesi için zarar ile idarenin sorumluluk alanındaki hizmet arasında hukuken yeterli bir bağlantının bulunması gerekir.
Sel Nedeniyle Oluşan Araç Hasarından Belediye Sorumlu Tutulabilir mi?
Belediyelerin sorumluluğu, Anayasa ve ilgili kanunlarda düzenlenen kamu hizmeti yükümlülükleri çerçevesinde değerlendirilir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür.
Bu düzenleme, idarenin yürüttüğü kamu hizmetlerinden kaynaklanan zararların belirli şartlarla tazmin edilmesine hukuki dayanak oluşturur.
İdarenin tazminat sorumluluğunda özellikle hizmet kusuru kavramı önem taşır. Kamu hizmetinin hiç yerine getirilmemesi, geç yerine getirilmesi veya gereği gibi yürütülmemesi nedeniyle zarar doğması halinde hizmet kusurundan söz edilebilir.
Sel nedeniyle araç hasarı meydana gelen olaylarda şu ihtimaller incelenebilir:
- Yağmur suyu kanallarının ve giderlerinin yeterli şekilde temizlenmemesi.
- Su baskını riski bilinen bölgelerde gerekli altyapı önlemlerinin alınmaması.
- Mevcut drenaj sistemindeki arızalara zamanında müdahale edilmemesi.
- Su baskını nedeniyle tehlikeli hale gelen yollarda gerekli uyarı ve güvenlik tedbirlerinin alınmaması.
- Yetkili idareye daha önce bildirilen altyapı sorunlarının giderilmemesi.
- Kamu idaresinin sorumluluğundaki altyapı tesislerinin bakım ve denetiminin yetersiz kalması.
Bu durumlardan birinin varlığı, tek başına idarenin tazminat ödemeye mahkûm edileceği anlamına gelmez. İdarenin somut olaydaki yükümlülüğü, zararın gerçekleşme biçimi ve zarar ile idari faaliyet arasındaki nedensellik bağı araştırılmalıdır.
Sel Hasarından İBB, İlçe Belediyesi veya İSKİ mi Sorumludur?
İstanbul’da yaşanan su baskınlarında en önemli hukuki meselelerden biri, zararın hangi kamu kurumunun görev alanındaki eksiklikten kaynaklandığının belirlenmesidir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi farklı hizmet alanlarında görev yapmaktadır. Yol bakım ve onarım hizmetleri, yağmur suyu altyapısı, kanalizasyon sistemleri ve taşkın riskinin azaltılmasına ilişkin yükümlülükler, ilgili mevzuata ve somut tesisin niteliğine göre farklı kurumların sorumluluğunda bulunabilir.
Örneğin bir aracın zarar görmesine yağmur suyu hattındaki bir arıza neden olmuşsa hattın işletilmesi ve bakımından sorumlu kurum araştırılmalıdır. Buna karşılık bir alt geçitte gerekli trafik güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle zarar meydana gelmişse yolun bakım ve güvenliğinden sorumlu idarenin yükümlülükleri önem kazanır.
Benzer şekilde bir derenin taşması sonucunda araç zarar görmüşse dere ıslahı, taşkın koruma tesisleri ve olay yerindeki altyapı hizmetlerinin sorumluluğu ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle bütün sel zararlarından doğrudan İBB’nin veya İSKİ’nin sorumlu olduğunu söylemek hukuken doğru değildir.
Aracın hasar gördüğü açık adresin belirlenmesi, olay yerindeki yol ve altyapı tesislerinin hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğunun araştırılması, gerektiğinde kurum kayıtlarının ve teknik belgelerin incelenmesi gerekir.
Yanlış kamu kurumuna yöneltilen bir tazminat talebi, yargılama sürecinde husumet sorunlarına ve hak kayıplarına yol açabilir.
Şiddetli Yağış Mücbir Sebep Sayılır mı?
Sel zararlarına ilişkin uyuşmazlıklarda kamu idareleri tarafından ileri sürülebilecek savunmalardan biri, olayın mücbir sebep niteliğinde olmasıdır.
Mücbir sebep, genel olarak idarenin faaliyet alanı dışında gerçekleşen, ilgili koşullarda öngörülmesi veya önlenmesi mümkün olmayan ve kaçınılamayan nitelikteki olaylarla ilişkilidir.
Ancak yağışın şiddetli olması, her durumda idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bir bölgede geçmiş yıllarda benzer su baskınları yaşanmış, altyapının yetersizliği bilinmiş veya risk hakkında önceden uyarılar yapılmışsa idarenin gerekli tedbirleri alıp almadığı araştırılabilir.
Özellikle yerleşim yerlerinde yağmur suyu tahliyesi, altyapı bakım ve denetimi gibi kamu hizmetlerinin yürütülmesinde idareden beklenen özenin gösterilip gösterilmediği önemlidir.
Bununla birlikte yağışın olağanüstü niteliği, teknik altyapının kapasitesi, geçmiş taşkın kayıtları ve olayın önlenebilirliği konusunda bilirkişi değerlendirmesine ihtiyaç duyulabilir.
İdarenin hizmet kusurunun bulunmadığı olaylarda kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanamayacağı da olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Ancak her doğal afet zararı kendiliğinden kusursuz sorumluluk kapsamında tazmin edilmez.
Sel Nedeniyle Araç Hasarında Hangi Mahkemede Dava Açılır?
Sel nedeniyle zarar gören araçlar için açılacak tazminat davalarında en fazla dikkat edilmesi gereken konulardan biri görevli yargı yoludur.
İdarenin yürüttüğü kamu hizmetindeki kusurdan kaynaklanan bazı zararlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında tam yargı davasına konu olabilir.
Bununla birlikte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinden kaynaklanan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Bu nedenle karayolu üzerindeki araç hasarlarında, olayın trafik ve yol güvenliğiyle bağlantısı ayrıca incelenmelidir.
Örneğin aracın karayolunda seyir halindeyken su birikintisine girmesi veya karayolunda park halindeyken sel sularından zarar görmesi durumunda, Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanma alanı gündeme gelebilir.
Buna karşılık karayolu trafik güvenliği kapsamında değerlendirilmeyen bir su veya kanalizasyon altyapısı hizmetinden kaynaklanan zarar iddiasında idari yargı görevli olabilir.
Aracın bulunduğu yerin hukuki niteliği, zararın kaynağı ve ileri sürülen sorumluluk sebebi belirlenmeden bütün sel hasarı davalarının aynı mahkemede açılması gerektiği söylenemez.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 13 Ekim 2025 Tarihli Sel Hasarı Kararı
Uyuşmazlık Mahkemesinin 13.10.2025 tarihli, 2025/517 Esas ve 2025/611 Karar sayılı kararı, sel nedeniyle araç hasarından doğan tazminat taleplerinde görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından dikkat çekicidir.
Karara konu olayda karayolunda park halindeki bir araç, sel baskını nedeniyle hasar görmüştür. Sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin belediyeden tahsili amacıyla dava açılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesini değerlendirerek somut uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiğine oy çokluğuyla karar vermiştir.
Bu kararın önemi, aracın yalnızca seyir halindeyken değil, karayolunda park halindeyken selden zarar görmesinin de belirli koşullarda adli yargının görev alanına girebileceğini göstermesidir.
Öte yandan her sel hasarı bu kararın kapsamına girmez. Karayolu dışında meydana gelen zararlar veya farklı kamu hizmetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ayrı değerlendirme gerektirir.
Kararın tam metni: Uyuşmazlık Mahkemesi 2025/517 E., 2025/611 K.
İdareye Karşı Sel Hasarı Nedeniyle Tam Yargı Davası Nasıl Açılır?
Zararın idari yargının görev alanındaki bir idari eylemden kaynaklandığının değerlendirilmesi halinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi önem kazanır.
Bu düzenleme uyarınca idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilen kişilerin, dava açmadan önce ilgili idareye başvurarak zararlarının giderilmesini istemeleri gerekir.
Başvurunun yazılı olarak yapılması ve tazminat talebinin dayanağının açıkça belirtilmesi önemlidir.
Başvuru dilekçesinde olayın gerçekleştiği tarih ve yer, aracın plakası, hasarın oluşma biçimi, zarardan sorumlu olduğu düşünülen kamu hizmetindeki eksiklik ve talep edilen tazminat miktarı açıklanmalıdır.
Hasar fotoğrafları, servis raporları, ekspertiz belgeleri, çekici faturaları ve diğer deliller de mümkün olduğunca başvuruya eklenmelidir.
İlgili idarenin başvuruyu tamamen veya kısmen reddetmesi ya da kanuni cevap süresi içerisinde yanıt vermemesi halinde, şartları mevcutsa idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir.
Ancak uyuşmazlık Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi kapsamında adli yargının görev alanında bulunuyorsa başvuru ve dava usulü buna göre belirlenmelidir. İdari yargıya özgü başvuru prosedürünün bütün araç hasarı uyuşmazlıkları için zorunlu olduğu düşünülmemelidir.
Belediyeye Tazminat Başvurusu İçin Süre Ne Kadardır?
İdari eylemlerden kaynaklanan ve İYUK’un 13. maddesi kapsamına giren uyuşmazlıklarda, zarar görenlerin idari eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve kural olarak eylem tarihinden itibaren beş yıl içerisinde ilgili idareye başvurmaları gerekir.
Başvurunun tamamen veya kısmen reddedilmesi durumunda ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava açma süresi işlemeye başlar.
İdare tarafından başvuruya otuz gün içerisinde cevap verilmemesi halinde ise bu sürenin bitiminden itibaren dava açılabilir.
İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça altmış gündür.
Örneğin 14 Ekim 2026 tarihinde gerçekleşen bir sel olayında araç sahibinin idari eylemi ve zararını aynı gün öğrendiği varsayıldığında, İYUK’un 13. maddesindeki bir yıllık idareye başvuru süresi bakımından bu tarih esas alınabilir. Ancak somut olayda eylemin idari niteliğinin veya zararın daha sonra öğrenilmesi, süre hesabının ayrıca değerlendirilmesini gerektirebilir.
Önemli: Bir yıllık süre, doğrudan mahkemede dava açmak için tanınmış genel bir süre değildir. İYUK’un 13. maddesi kapsamındaki idari eylemler bakımından öncelikle idareye başvuru süresidir.
Ayrıca adli yargının görevli olduğu uyuşmazlıklarda uygulanacak zamanaşımı ve dava şartları farklılık gösterebilir. Bu nedenle başvuru ve dava süreleri somut olayın hukuki niteliğine göre hesaplanmalıdır.
Selden Zarar Gören Araç Sahipleri Hangi Delilleri Toplamalıdır?
Sel nedeniyle açılacak tazminat davalarında zararın varlığı kadar zararın hangi nedenle meydana geldiğinin ispatlanması da önemlidir.
Özellikle olaydan sonra suyun tahliye edilmesi, yolun temizlenmesi veya altyapı sisteminde çalışma yapılması nedeniyle bazı deliller kısa sürede ortadan kalkabilir.
Bu nedenle araç sahiplerinin aşağıdaki belgeleri mümkün olduğunca erken temin etmelerinde yarar vardır:
- Aracın su altında kaldığını gösteren tarih ve konum bilgisi içeren fotoğraf ve videolar.
- Aracın hasar gördüğü cadde, sokak, alt geçit veya otoparkın açık adresi.
- İtfaiye, polis, zabıta veya diğer yetkili birimler tarafından düzenlenmiş tutanaklar.
- Araç ruhsatı ve mülkiyet durumunu gösteren belgeler.
- Yetkili veya özel servis tarafından hazırlanmış hasar tespit raporları.
- Motor, şanzıman, elektrik tesisatı ve elektronik sistemlerdeki hasarı gösteren teknik kayıtlar.
- Çekici, otopark, onarım ve diğer zorunlu giderlere ilişkin faturalar.
- Olay yerini gören güvenlik kamerası kayıtları ve tanık bilgileri.
- Aynı bölgede geçmişte yaşanan su baskınlarını gösteren belgeler ve ilgili kurumlara yapılmış başvurular.
- Hasarın oluştuğu tarihe ilişkin resmi meteorolojik ölçüm ve uyarı kayıtları.
Hasarlı araçların tamirine başlanmadan önce teknik hasar tespiti yaptırılması, sonradan ortaya çıkabilecek ispat sorunlarının azaltılmasına yardımcı olabilir.
Delillerin kaybolması ihtimali varsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400 ve devamı maddeleri çerçevesinde delil tespiti imkânı değerlendirilebilir.
İdari yargıda dava açıldıktan sonra delil tespiti bakımından 2577 sayılı Kanun’un 58. maddesindeki özel düzenleme de dikkate alınmalıdır.
Sel Nedeniyle Araçta Oluşan Hangi Zararlar Tazminat Konusu Olabilir?
Sel nedeniyle zarar gören bir araçta ortaya çıkan maddi kayıp yalnızca motor tamirinden ibaret olmayabilir.
Somut olayda hukuki sorumluluğun şartları mevcutsa ve zarar kalemleri ispatlanabiliyorsa farklı maddi zararlar için tazminat talep edilebilir.
Araç Onarım Masrafları
Motor, şanzıman, elektrik tesisatı, elektronik kontrol ünitesi, fren sistemi ve aracın diğer parçalarında meydana gelen hasarların giderilmesi için gerekli ve makul onarım giderleri tazminat hesabında dikkate alınabilir.
Araçta Meydana Gelen Değer Kaybı
Sel nedeniyle ağır hasar görüp onarılan bir aracın piyasa değerinde düşüş meydana gelebilir. Onarım sonrasında devam eden ve teknik olarak ispatlanabilen gerçek değer kaybı, şartları varsa ayrıca talep edilebilir.
Ancak onarım giderleriyle birlikte aynı zararın ikinci kez tazminine yol açacak bir hesaplama yapılamaz.
Aracın Tamamen Kullanılamaz Hale Gelmesi
Aracın ekonomik veya teknik bakımdan onarımının mümkün olmaması halinde, hasar tarihindeki rayiç değeri ve varsa hasarlı haldeki ekonomik değeri dikkate alınarak zarar hesabı yapılabilir.
Bu durumda aracın tamamen kullanılmaz hale gelmesi, otomatik olarak sıfır kilometre araç bedelinin ödeneceği anlamına gelmez.
Çekici ve Diğer Zorunlu Giderler
Aracın sel bölgesinden çıkarılması, güvenli bir yere taşınması ve muhafazası için yapılan gerekli ve makul masraflar da olayın özelliklerine göre zarar hesabına dâhil edilebilir.
Araçtan Mahrumiyet Zararı
Aracın onarımı için makul süre boyunca kullanılamaması nedeniyle oluşan somut zararlar da hukuki şartları mevcutsa talep konusu olabilir.
Bu zararın kapsamı, aracın kullanım amacı, araç sahibinin gerçekten uğradığı kayıp ve ilgili yargı yolunda uygulanan tazminat ilkeleri çerçevesinde belirlenir.
Sel Nedeniyle Aracı Hasar Gören Kişinin Kusuru Tazminatı Etkiler mi?
Sel kaynaklı araç hasarlarında yalnızca belediye veya diğer kamu kurumlarının davranışları değil, araç sahibinin veya sürücünün olay sırasındaki tutumu da değerlendirilebilir.
Örneğin geçişe kapatılmış bir alt geçide girilmesi, açık şekilde görülebilen tehlikeye rağmen sürüşe devam edilmesi veya yetkili makamların uyarılarının dikkate alınmaması somut olayda kusur değerlendirmesini etkileyebilir.
Buna karşılık sürücünün normal trafik koşullarında öngöremeyeceği bir su baskını nedeniyle zarar meydana gelmiş olması farklı şekilde değerlendirilebilir.
Aracın park halinde bulunması da tek başına sürücü kusurunu veya idarenin sorumluluğunu kesin olarak belirlemez.
Zarar görenin davranışının zararın meydana gelmesine veya artmasına katkıda bulunup bulunmadığı, olayın koşullarına ve uygulanacak hukuki sorumluluk rejimine göre araştırılmalıdır.
Sel Hasarı Nedeniyle Tazminat Davası Açmadan Önce Ne Yapılmalı?
Selden zarar gören bir araç için hukuki sürece başlamadan önce hasarın doğru şekilde belgelenmesi ve sorumluluğun kaynağının araştırılması gerekir.
İlk aşamada aracın güvenli şekilde bulunduğu yerden çıkarılması, hasarın fotoğraflanması ve teknik inceleme yapılması önemlidir. Su almış bir aracın çalıştırılmaya zorlanması ilave mekanik zarara yol açabileceğinden, aracın durumu uzman kişiler tarafından değerlendirilmelidir.
İkinci aşamada aracın bulunduğu yerin ve olayın nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesi gerekir. Örneğin araç seyir halindeyken mi suya girmiştir, yoksa park halindeyken mi su altında kalmıştır? Yolda daha önce birikmiş su bulunmakta mıdır? Herhangi bir uyarı veya yol kapatma tedbiri alınmış mıdır?
Üçüncü aşamada zarara neden olduğu düşünülen altyapı tesisinin veya yolun hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğu araştırılmalıdır.
Dördüncü aşamada ise olayın niteliğine göre idari yargıda tam yargı davası mı yoksa adli yargıda tazminat davası mı açılması gerektiği belirlenmelidir.
Bu değerlendirme yapılırken usule ilişkin sürelerin kaçırılmaması önemlidir. Özellikle yanlış yargı yolunda dava açılması veya zorunlu başvuruların yerine getirilmemesi sürecin uzamasına neden olabilir.
İstanbul’da Sel Nedeniyle Araç Hasarı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kaskom yok, selde zarar gören aracım için belediyeden para alabilir miyim?
Evet, hukuki şartların gerçekleşmesi halinde tazminat talep edebilirsiniz. Ancak aracın sel nedeniyle zarar görmesi tek başına belediyenin sorumluluğunu doğurmaz. Zararın belediyenin sorumluluğundaki hizmetle bağlantısı ve ilgili sorumluluk şartları araştırılmalıdır.
İstanbul’da selden zarar gören araçlar için doğrudan İBB’ye dava açılabilir mi?
Öncelikle zararın hangi kurumun sorumluluğundaki hizmetten kaynaklandığı ve hangi yargı yolunun görevli olduğu belirlenmelidir. İYUK’un 13. maddesi kapsamındaki idari eylemler nedeniyle tam yargı davası açılmadan önce ilgili idareye başvuru yapılması gerekir.
Sel nedeniyle motoru bozulan aracın tamir parasını kim öder?
Geçerli sigorta teminatı bulunuyorsa poliçe kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğu gündeme gelebilir. Kasko yoksa veya zarar sigorta kapsamında değilse, zarara neden olan kişi ya da kurumun hukuki sorumluluğu araştırılabilir. Kamu idaresinin sorumluluğu mevcutsa onarım masraflarının tazmini istenebilir.
Park halindeki araç selden zarar görürse belediye sorumlu olur mu?
Park halindeki araçların da kamu hizmetindeki eksiklik nedeniyle zarar görmesi mümkündür. Ancak idarenin sorumluluğu otomatik değildir. Ayrıca aracın karayolunda park halinde bulunması, görevli mahkemenin belirlenmesinde Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesini gündeme getirebilir.
Sel hasarı için dava açma süresi ne kadardır?
İYUK’un 13. maddesine tabi idari eylemler bakımından idareye başvuru için kural olarak öğrenmeden itibaren bir yıl ve eylem tarihinden itibaren beş yıllık süreler öngörülmüştür. İdarenin reddi veya otuz gün cevap vermemesi sonrasında genel olarak altmış günlük idari dava açma süresi gündeme gelir. Adli yargının görevli olduğu olaylarda farklı süre ve usul hükümleri uygulanabileceğinden her olay özelinde inceleme yapılmalıdır.
Yağış çok şiddetliyse belediyenin sorumluluğu tamamen ortadan kalkar mı?
Hayır. Yağışın şiddeti tek başına mücbir sebep bulunduğunu ve idarenin sorumsuz olduğunu göstermez. Olayın öngörülebilirliği, alınması gereken önlemler, altyapının durumu ve zararın önlenebilirliği birlikte değerlendirilmelidir.
Aracım pert oldu, aracın tüm değerini talep edebilir miyim?
Aracın tamamen kullanılmaz hale geldiğinin ve zarardan ilgili kişi veya kurumun sorumlu olduğunun belirlenmesi halinde gerçek zarar talep edilebilir. Hesaplamada aracın hasar tarihindeki piyasa değeri, varsa hasarlı ekonomik değeri ve diğer ilgili unsurlar dikkate alınır.
Zarar için bilirkişi raporu alınması gerekli mi?
Her olayda dava öncesi bilirkişi raporu zorunlu değildir. Ancak hasarın kapsamı, oluşma nedeni, altyapının teknik durumu ve zarar miktarının belirlenmesi bakımından uzman incelemesi önemli olabilir. Delillerin kaybolma ihtimaline karşı uygun usulle delil tespiti yapılması da değerlendirilebilir.
Sonuç: Kaskosu Olmayan Araç Sahipleri Sel Zararları İçin Hukuki Yollara Başvurabilir
14 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da yaşanan sağanak yağış ve su baskınları, araç sahipleri açısından ciddi maddi kayıplara yol açabilecek nitelikte olaylardır. Kasko sigortası bulunmayan araç sahiplerinin zararlarını her durumda kendi imkânlarıyla karşılamak zorunda oldukları düşüncesi hukuken doğru değildir.
Zararın meydana gelmesinde yağmur suyu altyapısının yetersizliği, bakım ve denetim eksiklikleri veya gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmaması gibi kamu hizmetine ilişkin sorunların etkisi bulunuyorsa ilgili idarenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak tazminat hakkının varlığı; zararın niteliğine, olayın meydana geliş biçimine, idarenin yükümlülüklerine, nedensellik bağına ve varsa zarar görenin kusuruna göre belirlenir.
Özellikle güncel Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkate alındığında, selden zarar gören araçlar için açılacak davalarda görevli yargı yolunun doğru belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Karayolu ve trafik güvenliğiyle ilgili sorumluluk davalarında adli yargı görevli olabilirken, idari eylemlerden kaynaklanan diğer hizmet kusuru uyuşmazlıkları idari yargıda görülebilir.
Bu nedenle sel nedeniyle aracı zarar gören kişilerin hasarı vakit kaybetmeden belgelemesi, ilgili kurumların sorumluluğunu araştırması ve yasal süreler içerisinde hukuki başvuru yollarını değerlendirmesi önemlidir.
Real Hukuk Bürosu olarak sel ve su baskınlarından kaynaklanan araç hasarları, idarenin hizmet kusuruna dayalı tazminat talepleri ve ilgili hukuki uyuşmazlıklar konusunda somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılmasının önemini hatırlatıyoruz.
Hukuki bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her sel ve su baskını olayı farklı özellikler taşıdığından, görevli mahkeme, başvuru süreleri ve tazminat hakkı somut olay çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Hukuki Dayanaklar ve Kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, madde 125.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, madde 2, 7, 13 ve 58.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, madde 10 ve 110.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 400 ve devamı.
- Uyuşmazlık Mahkemesi, 13.10.2025 tarihli, E.2025/517, K.2025/611 sayılı karar.
- Danıştayın idarenin hizmet kusuru ve tam yargı sorumluluğuna ilişkin içtihatları.
- Anadolu Ajansı, 14.10.2026, “İstanbul’da sağanak hayatı olumsuz etkiledi”.
- İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 14.10.2026, “İstanbul’da Sağanak Alarmı!”.