Dava Zamanaşımı Süresinin Durması veya Kesilmesi

Zamanaşımı, dava hakkının belirli bir süre sonunda kullanılamaz hâle gelmesidir. Türk hukukunda dava zamanaşımı iki şekilde kesilebilir veya durabilir:

  • Durma (askıda kalma): Süre ilerlemez, durmuş zaman tekrar kaldığı yerden işlemeye devam eder.

  • Kesilme: Önceki süre tamamen silinir, kesilmeden sonra zamanaşımı baştan başlar.

I. HUKUK DAVALARINDA (BORÇLAR HUKUKU) ZAMANAŞIMI

A) Zamanaşımının Durması

Zamanaşımının durması, kanunda sayılan istisnai hâllerde süre işlemez. Bu hâller:

1. Borçlunun fiil ehliyetinin bulunmaması

Örneğin; küçük, kısıtlı veya vesayet altındaki bir kişiye karşı zamanaşımı işlemez. Süre işlemeye ancak bu engel kalktığında başlar.

2. Mücbir sebep

Alacaklının dava açmasına fiilen ve hukuken engel olan olağanüstü hâller (deprem, savaş, salgın, karantina, adliyelerin kapanması vb.). Engelin ortadan kalkmasıyla süre kaldığı yerden devam eder.

3. Taraflar arasında devam eden arabuluculuk/uzlaştırma süreci (dava şartı arabuluculuk)

Arabuluculuk başvurusu yapıldığı tarihten, son tutanak düzenlenene kadar zamanaşımı durur. Son tutanaktan itibaren süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

4. Hakem yargılaması nedeniyle beklenme

Hakem yargılamasının sürdüğü süreçte süre işlemez.


B) Zamanaşımının Kesilmesi

Kesilme hâlinde önceki süre silinir, yeni süre kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar.

Kesilme sebepleri:

1. Borcun ikrarı (kabulü)

Borçlu borcu açık veya zımni şekilde kabul ederse süre kesilir.
Örneğin: “Borcu ödeyeceğim”, “Taksit yapalım”, “Şimdilik şu kadarını ödedim” gibi beyanlar veya kısmi ödeme.

2. Alacaklı tarafından dava açılması

Dava açılması süreyi keser. Dava reddedilse dahi kesilme etkisi doğar.

3. İcra takibi başlatılması

Her türlü icra takibi (genel haciz, kambiyo, ilamlı takip) zamanaşımını keser.

4. Alacaklı tarafından borçluya karşı “sonuç doğuran bir işlem” yapılması

İhtarname göndermek, temerrüt ihtarı, protesto çekmek gibi işlemler kesilme sebebidir.


II. CEZA DAVALARINDA ZAMANAŞIMI

Ceza hukukunda iki tür zamanaşımı vardır:

  • Dava zamanaşımı (cezalandırma hakkının düşmesi)

  • Ceza zamanaşımı (mahkûm olunan cezanın infaz edilememesi)

Siz “dava zamanaşımı” hakkında bilgi istediğiniz için aşağıdaki açıklamalar o kapsamda verilmiştir.

A) Dava Zamanaşımının Durması

Durma hâlleri istisnadır ve kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir.

1. Sanığın yurt dışında olması

Failin Türkiye’de yargılanamaması nedeniyle zamanaşımı işlemez.
Özellikle iade edilmeyen ülkelerde bulunan sanıklar yönünden önemlidir.

2. Yasama dokunulmazlığı nedeniyle yargılamanın yapılamaması

Milletvekili hakkında soruşturma/kovuşturma dokunulmazlığı kalkana kadar süre durur.

3. Mücbir sebepler

Yargılamayı fiilen imkânsız hâle getiren olağanüstü durumlar (doğal afet, salgın, adliye faaliyetlerinin durması).


B) Dava Zamanaşımının Kesilmesi

Kesilme, ceza hukukunda daha geniş uygulanır. Kesilme hâlinde süre sıfırlanır ve yeniden işlemeye başlar.

Başlıca kesilme sebepleri:

1. Şüpheli/sanığın savcı veya hâkim önüne çıkarılması

İfade alma, sorgu, tutuklama gibi işlemler zamanaşımını keser.

2. İddianamenin düzenlenmesi ve kabul edilmesi

Savcının iddianame düzenlemesi, hâkimin iddianameyi kabul etmesi süreyi keser.

3. Sanığın sorgusunun yapılması

4. Mahkeme tarafından verilen her karar

Hüküm verilmesi, görevsizlik kararı, davanın reddi vb. kararlar zamanaşımını keser.

5. Şüpheli/sanık hakkında yakalama emri çıkarılması

6. Disiplin kurullarının veya idari makamların suçla ilgili işlem yapması


III. DURMA VE KESİLMENİN ETKİLERİ

1. Durma

  • Süre “askıya” alınır.

  • Engel kalktıktan sonra KALDIĞI YERDEN işlemesi devam eder.

  • Önceki süre geçerliliğini korur.

2. Kesilme

  • Daha önce geçmiş olan süre tamamen sıfırlanır.

  • Kesilme tarihinden itibaren tam süre yeniden işlemeye başlar.

  • Özellikle ceza hukukunda zamanaşımını çok uzatıcı bir etkisi vardır.