Call us now:

İş kazası, yalnızca çalışanın yaralanmasıyla sınırlı olmayan; tedavi giderleri, gelir kaybı, kalıcı sakatlık ve aile hayatının etkilenmesi gibi ciddi sonuçlar doğurabilen bir olaydır. Özellikle inşaat, fabrika, taşımacılık ve üretim sektörlerinde meydana gelen kazalar, çalışanların uzun süre iş göremez hâle gelmesine veya mesleğini tamamen bırakmasına neden olabilmektedir.
2026 yılında iş kazası geçiren çalışanların en çok merak ettiği konuların başında iş kazası tazminat davası, maddi ve manevi tazminat miktarı, sigortasız çalışanların hakları, maluliyet oranının belirlenmesi ve dava açma süresi gelmektedir.
Bir işçinin iş kazası nedeniyle tazminat talep edebilmesi için mutlaka tamamen çalışamaz hâle gelmesi gerekmez. Kazanın niteliği, işverenin sorumluluğu, meydana gelen zarar ve çalışanın meslekte kazanma gücündeki kayıp birlikte değerlendirilir.
Bu yazımızda, iş kazası sonrasında izlenmesi gereken hukuki yolları, işverenin sorumluluğunu, SGK başvurularını ve tazminat davasının nasıl yürütüldüğünü güncel mevzuat çerçevesinde açıklıyoruz.
- 1 İş Kazası Nedir?
- 2 İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir?
- 3 İş Kazası Tazminat Davası Nedir?
- 4 İş Kazasında Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
- 5 İş Kazasında Manevi Tazminat Ne Kadar?
- 6 İş Kazasında Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir?
- 7 Sigortasız İşçi İş Kazası Geçirirse Tazminat Alabilir mi?
- 8 İşveren İş Kazasını SGK’ya Bildirmezse Ne Olur?
- 9 İş Kazasında İşverenin Kusuru Nasıl Belirlenir?
- 10 Taşeron İşçinin İş Kazasında Kim Sorumlu Olur?
- 11 İş Kazası Tazminat Davası Açma Süresi Ne Kadar?
- 12 İş Kazası Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
- 13 İş Kazası Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
- 14 İş Kazası Sonrasında Hangi Belgeler Toplanmalıdır?
- 15 İş Kazası Nedeniyle Ceza Davası Açılır mı?
- 16 İş Kazasında İşverenle Anlaşma Yapılması
- 17 İş Kazası Avukatı Hangi İşlemleri Yapar?
- 18 İş Kazası Hakkında Sık Sorulan Sorular
- 18.1 İş kazası geçiren işçi ne kadar tazminat alır?
- 18.2 Sigortasız çalışan işçi tazminat davası açabilir mi?
- 18.3 İş kazasında yüzde 10 maluliyet şart mı?
- 18.4 İş kazası tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?
- 18.5 İş kazasını işveren bildirmezse işçi ne yapabilir?
- 18.6 İşçi kendi hatasıyla kaza yaparsa tazminat alabilir mi?
- 18.7 İş kazası sonrasında işten çıkarılan işçi ne yapabilir?
- 19 Sonuç: İş Kazası Sonrasında Hak Kaybı Yaşamamak İçin Ne Yapılmalı?
İş Kazası Nedir?
İş kazası, çalışanın işini yürüttüğü sırada veya kanunda belirtilen iş ilişkisi kapsamında meydana gelen ve bedensel ya da ruhsal zarara yol açan olaydır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde, hangi olayların iş kazası sayılacağı düzenlenmiştir.
Kanuna göre iş kazası yalnızca işyerinde meydana gelen olaylardan ibaret değildir. İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle işyeri dışında meydana gelen kazalar da belirli koşullarda iş kazası olarak değerlendirilebilir.
Örneğin, bir işçinin fabrika içerisinde makineye elini kaptırması, inşaatta iskeleden düşmesi veya işveren tarafından görevlendirildiği başka bir yerde yaralanması iş kazası kapsamında değerlendirilebilecek olaylardır.
İşveren tarafından sağlanan taşıtla işe gidiş geliş sırasında meydana gelen kazalar da kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde iş kazası sayılabilir.
Ancak bir olayın sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası olarak kabul edilmesi, işverenin her durumda ve otomatik olarak tazminat ödeyeceği anlamına gelmez. İşverenin özel hukuk sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir?
İş kazası geçiren çalışan, olayın sonuçlarına ve hukuki şartların gerçekleşmesine göre SGK’dan çeşitli ödemeler alabilir ve sorumlu kişilerden tazminat talep edebilir.
İş kazası sonrasında gündeme gelebilecek başlıca haklar şunlardır:
- Geçici iş göremezlik ödeneği,
- Sürekli iş göremezlik geliri,
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat,
- Tedavi ve iyileşme sürecinden kaynaklanan karşılanmamış giderler,
- Çalışma gücünün kaybından doğan zararların karşılanması,
- Ölüm hâlinde hak sahiplerinin ilgili sosyal güvenlik yardımlarından yararlanması,
- Şartları gerçekleştiğinde destekten yoksun kalma tazminatı.
Bu hakların tamamı her olayda birlikte doğmaz. Örneğin kısa sürede iyileşen bir çalışanla kalıcı bedensel zarar meydana gelen bir çalışanın talep edebileceği tazminatlar farklı olabilir.
İşçinin haklarının belirlenmesinde sağlık raporları, çalışma geçmişi, ücret bilgileri, kusur durumu ve kazanın meydana geliş şekli önem taşır.
İş Kazası Tazminat Davası Nedir?
İş kazası tazminat davası, çalışma sırasında meydana gelen kaza nedeniyle zarara uğrayan işçinin veya ölüm hâlinde ilgili hak sahiplerinin, hukuken sorumlu kişilerden zararlarının karşılanmasını talep ettiği davadır.
Bu davalarda amaç, zarar gören kişinin kaza nedeniyle uğradığı maddi kayıpların giderilmesi ve şartları varsa yaşadığı manevi zararın karşılanmasıdır.
Tazminat davasında genellikle kazanın nasıl meydana geldiği, iş güvenliği tedbirlerinin alınıp alınmadığı, tarafların kusur oranları ve çalışanın uğradığı zarar araştırılır.
Özellikle ağır yaralanmalı iş kazalarında sağlık kurulu raporları ve bilirkişi incelemeleri davanın temelini oluşturur.
İş kazasının SGK tarafından kabul edilmiş olması önemli bir delildir. Bununla birlikte işverenin tazminat sorumluluğu, kazanın oluşumu ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ayrıca belirlenir.
İş Kazasında Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
İş kazası tazminat hesaplama işlemi, yalnızca işçinin maaşının belirli bir katsayıyla çarpılmasından ibaret değildir.
Her iş kazasının sonuçları farklı olduğundan, tazminat miktarı da olayın özelliklerine göre değişir.
Maddi tazminat hesabında özellikle şu hususlar dikkate alınır:
- İşçinin kaza tarihindeki yaşı,
- Gerçek ücret ve düzenli kazançları,
- Geçici iş göremezlik süresi,
- Sürekli iş göremezlik veya meslekte kazanma gücü kaybı oranı,
- Tarafların kusur oranları,
- İşçinin çalışma ve gelir elde etme kapasitesi,
- Karşılanmamış tedavi ve bakım giderleri,
- SGK tarafından yapılan ve hukuken mahsup edilmesi gereken ödemeler.
Geçici iş göremezlik nedeniyle gelir kaybı
İş kazası sonrasında çalışan belirli bir süre işini yapamayabilir. Ameliyat, hastanede yatış, fizik tedavi veya istirahat nedeniyle çalışılamayan süreler maddi zarar doğurabilir.
Örneğin, bir inşaat işçisinin kaza sonrasında altı ay boyunca çalışamaması hâlinde, bu dönemde uğradığı gelir kaybı değerlendirilir.
SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve işveren tarafından yapılan ödemeler, zarar hesabında ilgili hukuki kurallar çerçevesinde dikkate alınır.
Kalıcı maluliyet nedeniyle kazanç kaybı
İş kazasının en ağır sonuçlarından biri çalışanın meslekte kazanma gücünü kalıcı olarak kaybetmesidir.
Kol, bacak, omurga, boyun veya el yaralanmaları nedeniyle meydana gelen kalıcı fonksiyon kayıpları, çalışanın gelecekteki gelirini etkileyebilir.
Örneğin, ağır yük kaldırarak çalışan bir işçinin omurga yaralanması nedeniyle eski işini yapamaması durumunda, gelecekte uğrayacağı kazanç kaybının hesaplanması gündeme gelebilir.
Bu hesaplama yapılırken yalnızca hastanede geçirilen süreye değil, kalıcı sağlık durumunun çalışma hayatına etkisine de bakılır.
İş Kazasında Manevi Tazminat Ne Kadar?
İş kazası manevi tazminatı, çalışanın kaza nedeniyle yaşadığı fiziksel acı, elem ve ruhsal etkilerin belirli ölçüde giderilmesini amaçlar.
Manevi tazminatın herkes için geçerli sabit bir miktarı bulunmamaktadır.
Mahkeme, olayın özelliklerini değerlendirerek uygun bir manevi tazminat miktarına karar verir.
Bu değerlendirmede yaralanmanın ağırlığı, tedavi süreci, kalıcı sağlık sorunları, tarafların kusur durumları ve olayın kişide meydana getirdiği etkiler dikkate alınabilir.
Örneğin, hafif yaralanma ile sonuçlanan ve kısa sürede iyileşen bir iş kazası ile birden fazla ameliyat gerektiren, kalıcı bedensel zarar meydana getiren iş kazasının aynı şekilde değerlendirilmesi beklenmez.
Manevi tazminat talebinin dava dilekçesinde dikkatli şekilde belirlenmesi önemlidir. Maddi tazminatın hesaplanmasında kullanılan yöntemler, manevi tazminat için doğrudan uygulanmaz.
İş Kazasında Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir?
İş kazası sonrasında en çok karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri maluliyet oranının belirlenmesidir.
Bir çalışanın ameliyat geçirmiş olması veya vücudunda implant bulunması, tek başına belirli bir maluliyet oranına sahip olduğu anlamına gelmez.
Kalıcı kaybın niteliği, organ veya uzuv fonksiyonlarının ne ölçüde etkilendiği, hareket kısıtlılığı ve meslekte kazanma gücündeki azalma tıbbi değerlendirmeyle belirlenir.
SGK tarafından yapılan meslekte kazanma gücü kaybı incelemesi ile tazminat davasında gerekli görülen tıbbi değerlendirmeler arasında uyuşmazlık çıkabilir.
Bu durumda ilgili sağlık kurulu raporları, dosyanın niteliğine göre üst değerlendirme ve adli tıp incelemeleri gündeme gelebilir.
Yüzde 10 maluliyet şartı nedir?
5510 sayılı Kanun kapsamında sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, SGK tarafından meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azaldığının tespit edilmesi gerekir.
Ancak bu şart, işveren aleyhine açılabilecek tazminat davası bakımından genel bir alt sınır olarak değerlendirilmemelidir.
İşçinin sürekli iş göremezlik geliri alamaması, diğer şartların gerçekleşmesi hâlinde maddi veya manevi tazminat talep etmesine tek başına engel değildir.
Sigortasız İşçi İş Kazası Geçirirse Tazminat Alabilir mi?
Sigortasız iş kazası, uygulamada ciddi hak kayıplarının yaşanabildiği konulardan biridir.
Özellikle inşaat, günlük çalışma ve taşeron iş ilişkilerinde bazı çalışanların sigorta bildirimi yapılmadan çalıştırıldığı görülmektedir.
Sigortasız çalışan kişinin iş kazası geçirmesi, yalnızca sigorta kaydı bulunmadığı gerekçesiyle tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
Burada önemli olan, gerçek çalışma ilişkisinin ve kazanın iş kapsamında meydana geldiğinin ortaya konulmasıdır.
Çalışan, işe giriş bildirgesinin yapılmadığını öğrendiğinde işverene karşı hukuki yollara başvurabilir. Gerekli durumlarda hizmet tespiti ve iş kazasının tespiti süreçleri de gündeme gelebilir.
Çalışmanın ispatında tanık anlatımları, ücret ödemeleri, banka kayıtları, mesajlaşmalar, işyeri kamera görüntüleri ve diğer belgeler önem taşıyabilir.
Sigortasız iş kazalarında SGK’nın yapacağı inceleme ile işverene karşı yürütülecek tazminat süreci birlikte değerlendirilmelidir. Çalışma ilişkisinin tespiti bakımından uygulanacak hak düşürücü süreler de ayrıca incelenmelidir.
İşveren İş Kazasını SGK’ya Bildirmezse Ne Olur?
İş kazasının bildirilmesi, işverenin kanundan kaynaklanan yükümlülüklerinden biridir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca işveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içerisinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür.
5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdiyle çalışan sigortalılar bakımından, kazanın yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl bildirilmesi yükümlülüğü de bulunmaktadır.
İşverenin kazayı bildirmemesi hâlinde idari yaptırımlar ve SGK tarafından yapılan bazı ödemelerin işverenden tahsili gündeme gelebilir.
Ancak işverenin bildirim yapmamış olması, işçinin kazayı ispat etmesini imkânsız hâle getirmez.
İşçi, SGK’ya başvurarak olayın incelenmesini talep edebilir. Kurum kayıtlarında uyuşmazlık bulunması hâlinde iş kazasının tespiti için yargı yoluna başvurulması gerekebilir.
İş Kazasında İşverenin Kusuru Nasıl Belirlenir?
İş kazası davalarının en önemli aşamalarından biri işverenin kusurunun belirlenmesidir.
İşveren, işyerinde çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli önlemleri almak, çalışma ortamını güvenli hâle getirmek ve çalışanları karşılaşabilecekleri riskler konusunda bilgilendirmekle yükümlüdür.
Bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, kazanın oluşumuna etkileriyle birlikte incelenir.
Örneğin, yüksekten düşme ile sonuçlanan bir iş kazasında iskele güvenliği, korkuluklar, emniyet kemeri, risk değerlendirmesi ve iş güvenliği eğitimi önem taşıyabilir.
Makine kazalarında ise makinenin koruyucu donanımları, bakım durumu, kullanım talimatları ve çalışanın yeterli eğitim alıp almadığı araştırılabilir.
Mahkeme, dosyanın özelliklerine göre iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden rapor alabilir.
İşçi kusurluysa tazminat alabilir mi?
İşçinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması, her durumda tazminat talebinin tamamen reddedileceği anlamına gelmez.
İşverenin de kazada sorumluluğu bulunuyorsa, kusur oranları dikkate alınarak tazminat hesabı yapılabilir.
Ancak işçinin davranışının kazanın tek ve belirleyici nedeni olduğu ve işverene hukuken sorumluluk yüklenemediği durumlarda farklı bir değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle iş kazası dosyalarında yalnızca işverenin veya çalışanın beyanına dayanılarak kusur belirlenmesi doğru değildir. Kazanın teknik yönünün ve delillerin birlikte incelenmesi gerekir.
Taşeron İşçinin İş Kazasında Kim Sorumlu Olur?
Taşeron iş ilişkilerinde kazanın meydana geldiği işyerinin sahibi ile işçinin doğrudan işvereni farklı kişiler olabilir.
Örneğin, büyük bir inşaat projesinde çalışan işçi, alt işverenin personeli olabilir. Ancak bu durum, asıl işverenin her durumda sorumluluk dışında kalacağı anlamına gelmez.
4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı, işin niteliği ve kazanın meydana geliş şekli araştırılmalıdır.
Somut olayda birden fazla kişinin veya şirketin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Özellikle inşaat kazalarında yüklenici, alt yüklenici ve fiilen iş organizasyonunu yürüten şirketlerin hukuki konumunun doğru belirlenmesi önemlidir.
İş Kazası Tazminat Davası Açma Süresi Ne Kadar?
İş kazası nedeniyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı, hak kaybı yaşanmaması için dikkat edilmesi gereken konulardan biridir.
İş kazasından kaynaklanan sözleşmesel sorumluluğa dayalı tazminat taleplerinde kural olarak 10 yıllık zamanaşımı gündeme gelir. Ancak talebin hukuki dayanağı, kazanın özellikleri ve uygulanabilecek özel hükümler süre değerlendirmesini etkileyebilir.
Kaza sonucunda meydana gelen bedensel zararın zaman içerisinde değişmesi veya kalıcı durumun daha sonra belirlenmesi hâlinde, zamanaşımının başlangıcı ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle yalnızca kaza tarihine bakılarak her dosyada kesin bir dava açma süresi belirlenmesi doğru değildir.
Özellikle uzun süre tedavi gören ve maluliyet durumu sonradan kesinleşen çalışanların dosyalarında tıbbi belgeler ile hukuki süreler birlikte değerlendirilmelidir.
İş Kazası Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
İş hukuku uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
Ancak iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları bakımından özel bir düzenleme bulunmaktadır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk uygulanmaz.
Bu nedenle iş kazası tazminat davası açmak isteyen kişi, dava şartı olarak arabulucuya başvurmak zorunda değildir.
Bununla birlikte aynı olaydan kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya ücret alacağı gibi farklı işçilik taleplerinde arabuluculuk şartının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İş Kazası Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında kural olarak iş mahkemeleri görevlidir.
İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise ilgili asliye hukuk mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakabilir.
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde davalının yerleşim yeri, işin yapıldığı yer ve iş kazasının meydana geldiği yer gibi kanunda düzenlenen yetki kuralları dikkate alınır.
Birden fazla işverenin veya sorumlu kişinin bulunduğu dosyalarda görev ve yetki konusunun dava açılmadan önce değerlendirilmesi önemlidir.
İş Kazası Sonrasında Hangi Belgeler Toplanmalıdır?
İş kazası tazminat davasında olayın ispatı ve zarar miktarının belirlenmesi bakımından belgeler büyük önem taşır.
Kaza sonrasında mümkün olduğunca erken şekilde şu belgelerin temin edilmesi faydalı olabilir:
- Hastane başvuru ve muayene kayıtları,
- Ameliyat raporları ve epikriz belgeleri,
- İstirahat ve sağlık kurulu raporları,
- İş kazası bildirim tutanakları,
- SGK iş kazası inceleme belgeleri,
- İşyerine ait kamera görüntüleri,
- Kaza yerini gösteren fotoğraflar,
- İş güvenliği eğitim belgeleri,
- Ücret bordroları ve banka kayıtları,
- Tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri,
- Tedavi ve bakım giderlerine ilişkin belgeler.
Özellikle kamera görüntülerinin kısa sürede silinebildiği işyerlerinde delillerin korunması için zamanında hukuki girişimde bulunulması önemlidir.
İşçinin gerçekte aldığı ücretin bordroda düşük gösterildiği durumlarda ise gerçek kazancın ispatına yönelik belgeler ayrıca önem kazanır.
İş Kazası Nedeniyle Ceza Davası Açılır mı?
İş kazası nedeniyle yaralanma veya ölüm meydana geldiğinde, olayın özelliklerine göre ceza soruşturması başlatılabilir.
İş güvenliği yükümlülüklerinin ihlal edilmesi sonucunda taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçlarının oluşup oluşmadığı araştırılabilir.
Ceza soruşturmasında işverenin, iş güvenliği sorumlularının veya olayda kusuru bulunduğu iddia edilen diğer kişilerin hukuki durumları incelenir.
Ceza soruşturması ile maddi ve manevi tazminat davası farklı hukuki amaçlara sahiptir.
Ceza yargılamasında kişilerin cezai sorumluluğu araştırılırken tazminat davasında zarar gören kişinin uğradığı zararın giderilmesi değerlendirilir.
Bu nedenle ceza soruşturmasının bulunması, işçinin tazminat davası açma hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İş Kazasında İşverenle Anlaşma Yapılması
İş kazası sonrasında bazı işverenler, çalışana belirli bir ödeme yaparak uyuşmazlığın sona erdirilmesini teklif edebilir.
Ancak tedavi devam ederken veya kalıcı sağlık durumu henüz belirlenmemişken yapılan anlaşmalar ilerleyen süreçte uyuşmazlık doğurabilir.
İşçinin uğradığı zararın kapsamı tam olarak ortaya çıkmadan imzalanan ibranameler ve ödeme belgeleri dikkatle değerlendirilmelidir.
Özellikle ameliyat sonrası iyileşme süreci devam eden çalışanların, gelecekte meydana gelebilecek kazanç kayıplarını ve kalıcı zararlarını göz önünde bulundurması önemlidir.
Yapılan her ödeme, somut olayın özelliklerine ve belgenin hukuki niteliğine göre incelenmelidir. Bir ödeme belgesinin varlığı, işçinin bütün haklarından geçerli şekilde vazgeçtiği anlamına her durumda gelmez.
İş Kazası Avukatı Hangi İşlemleri Yapar?
İş kazası dosyalarında hukuki sürecin doğru yürütülmesi, olayın yalnızca tazminat yönünden değil, sosyal güvenlik ve gerektiğinde ceza hukuku yönünden de değerlendirilmesini gerektirir.
Bir iş kazası dosyasında avukat tarafından yürütülebilecek işlemler arasında SGK kayıtlarının incelenmesi, kazanın meydana geliş şeklinin araştırılması, delillerin toplanması, kusur ve maluliyet raporlarının değerlendirilmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin hazırlanması bulunmaktadır.
Sigortasız çalışma, taşeron ilişkisi veya işverenin kazayı bildirmemesi gibi durumlarda ek hukuki işlemler gerekebilir.
İstanbul’da iş kazası nedeniyle hukuki destek arayan kişiler açısından, işin yapıldığı yer ve sorumlu işverenlerin belirlenmesi de önemlidir.
REAL Hukuk Bürosu’nun işçi ve işveren uyuşmazlıklarına ilişkin hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi almak için İş Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İş Kazası Hakkında Sık Sorulan Sorular
İş kazası geçiren işçi ne kadar tazminat alır?
Tazminat miktarı işçinin gerçek ücreti, yaşı, kusur oranı, çalışma gücü kaybı ve uğradığı diğer zararlar dikkate alınarak belirlenir. Her iş kazası için geçerli sabit bir tazminat tutarı bulunmamaktadır.
Sigortasız çalışan işçi tazminat davası açabilir mi?
Evet. Sigortasız çalıştırılmış olmak, işçinin tazminat talep etmesine tek başına engel değildir. Ancak çalışma ilişkisinin ve kazanın iş kapsamında gerçekleştiğinin ispatlanması gerekebilir.
İş kazasında yüzde 10 maluliyet şart mı?
Yüzde 10 oranı, SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanması bakımından önemlidir. İşveren aleyhine açılabilecek tazminat davasında bütün talepler için geçerli genel bir alt sınır değildir.
İş kazası tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında, 7036 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.
İş kazasını işveren bildirmezse işçi ne yapabilir?
İşçi, SGK’ya başvurarak kazanın incelenmesini talep edebilir. Gerekli hâllerde iş kazasının tespiti için dava açılması da gündeme gelebilir.
İşçi kendi hatasıyla kaza yaparsa tazminat alabilir mi?
İşçinin kusurunun bulunması, işverenin de sorumlu olduğu bir olayda tazminat hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Somut olayda tarafların kusur durumları ve zararla nedensellik bağı değerlendirilir.
İş kazası sonrasında işten çıkarılan işçi ne yapabilir?
İş sözleşmesinin hangi gerekçeyle sona erdirildiğine göre kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade veya diğer işçilik alacakları gündeme gelebilir. İş kazasından kaynaklanan tazminat talepleri ile iş sözleşmesinin sona ermesinden doğan haklar ayrı ayrı incelenmelidir.
Sonuç: İş Kazası Sonrasında Hak Kaybı Yaşamamak İçin Ne Yapılmalı?
İş kazası sonrasında yürütülecek hukuki süreç, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren önem taşır. Sağlık kayıtlarının eksiksiz tutulması, kazanın bildirilmesi, çalışma ilişkisinin belgelenmesi ve delillerin korunması ileride açılabilecek davalar bakımından belirleyici olabilir.
Özellikle ağır yaralanma, uzun süreli tedavi, kalıcı bedensel zarar, sigortasız çalışma ve taşeron iş ilişkilerinin bulunduğu dosyalarda hukuki değerlendirme daha kapsamlı yapılmalıdır.
İş kazası nedeniyle tazminat hakkının bulunup bulunmadığı ve talep edilebilecek tazminatın kapsamı, her olayın kendine özgü koşullarına göre belirlenir.
REAL Hukuk Bürosu olarak, iş kazası ve işçi-işveren uyuşmazlıklarında dosyanın özellikleri doğrultusunda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız. İş kazası sonrasında izlenebilecek hukuki yollar hakkında bilgi almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Bilgilendirme: Bu makale, 24 Eylül 2026 tarihi itibarıyla genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri ve uygulanacak mevzuat hükümleri farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.