Genel Af Yasası

Genel Af Yasası Nedir? Genel Af, Özel Af ve İnfaz Düzenlemesi Arasındaki Farklar

Genel af yasası, ceza hukuku bakımından en çok merak edilen ve toplumda geniş yankı uyandıran düzenlemelerden biridir. Özellikle cezaevinde hükümlü yakını bulunan kişiler, hakkında devam eden ceza davası olan sanıklar, soruşturma aşamasında bulunan şüpheliler ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan kişiler bakımından “genel af çıkacak mı?”, “genel af kimleri kapsar?”, “af yasası hangi suçlara uygulanır?” gibi sorular sık sık gündeme gelmektedir.

Ancak kamuoyunda “af” olarak adlandırılan her düzenleme hukuken genel af anlamına gelmez. Bazı düzenlemeler doğrudan cezayı ortadan kaldırırken, bazıları yalnızca cezanın infaz biçimini değiştirir. Bazı düzenlemeler ise denetimli serbestlik süresini, koşullu salıverilme oranını veya cezaevinde geçirilecek süreyi etkiler. Bu nedenle genel af yasası değerlendirilirken yalnızca haber başlıklarına veya sosyal medya paylaşımlarına bakmak doğru değildir. Düzenlemenin metni, kapsamı, yürürlük tarihi, hangi suçları kapsadığı ve hangi kişilerin yararlanabileceği ayrı ayrı incelenmelidir.

Ceza hukuku bakımından af kurumu, hem bireysel hem de toplumsal sonuçları olan istisnai bir düzenlemedir. Bir yandan ceza adalet sisteminin belirli dönemlerde ortaya çıkan yoğunluğunu azaltabilir; diğer yandan mağdur hakları, kamu düzeni ve cezanın caydırıcılığı bakımından tartışmalara neden olabilir. Bu nedenle af düzenlemeleri, hukuk tekniği bakımından dikkatle ele alınması gereken konulardır.

Genel af yasası nedir, özel af ve infaz düzenlemesi arasındaki farkları anlatan ceza hukuku görseli

Genel Af Nedir?

Genel af, ceza hukukunda kamu davasını veya mahkûmiyetin sonuçlarını ortadan kaldıran en geniş kapsamlı af türüdür. Genel af halinde, hakkında henüz kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmayan kişiler bakımından kamu davası düşebilir. Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet bulunan kişiler bakımından ise hükmolunan ceza bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalkabilir.

Bu yönüyle genel af, yalnızca cezaevinden tahliye anlamına gelmez. Genel af, ceza mahkûmiyetinin hukuki sonuçlarını da etkileyebilen güçlü bir kurumdur. Örneğin bir kişi hakkında devam eden ceza davası varsa ve bu suç genel af kapsamına alınmışsa, yargılama sona erebilir. Bir kişi hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet varsa, genel af kapsamında mahkûmiyetin sonuçları ortadan kalkabilir.

Ancak burada önemli olan nokta şudur: Genel affın kapsamı, çıkarılacak kanunun içeriğine göre belirlenir. Her genel af düzenlemesi tüm suçları kapsamak zorunda değildir. Kanun koyucu, belirli suçları kapsam dışında bırakabilir veya sadece belirli tarihten önce işlenen suçlar için af düzenlemesi yapabilir. Bu nedenle “genel af çıktı” şeklindeki tek başına bir ifade, hukuken yeterli değildir. Hangi suçların, hangi tarihler arasında işlenen fiillerin ve hangi aşamadaki dosyaların kapsama alındığı mutlaka incelenmelidir.

Özel Af Nedir?

Özel af, genel aftan farklı olarak mahkûmiyetin bütün sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Özel af daha çok cezanın infazına etki eden bir kurumdur. Özel af ile hapis cezasının cezaevinde çektirilmesine son verilebilir, cezaevinde geçirilecek süre azaltılabilir veya hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Özel affın en önemli farkı, mahkûmiyetin tüm sonuçlarını ortadan kaldırmamasıdır. Yani kişi özel aftan yararlansa bile, bazı hak yoksunlukları veya mahkûmiyete bağlı hukuki sonuçlar devam edebilir. Bu nedenle özel af, kamuoyunda sanıldığı gibi her zaman “suç hiç işlenmemiş sayılır” sonucunu doğurmaz.

Özel af genellikle kesinleşmiş hapis cezaları bakımından önem taşır. Hakkında ceza yargılaması devam eden bir kişi bakımından özel affın etkisi, düzenlemenin içeriğine göre değişebilir. Kanun koyucu açıkça hangi dosyaların ve hangi aşamadaki kişilerin yararlanacağını belirtmedikçe, düzenlemenin kapsamı hakkında kesin yorum yapmak doğru değildir.

Genel Af ile Özel Af Arasındaki Farklar

Genel af ve özel af arasındaki fark, ceza hukuku bakımından son derece önemlidir. Çünkü bu iki kurumun sonuçları birbirinden oldukça farklıdır.

Genel af, kamu davasını düşürebilir ve hükmolunan cezaları bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırabilir. Özel af ise esas olarak cezanın infazına etki eder. Genel afta mahkûmiyetin hukuki sonuçları ortadan kalkabilirken, özel afta mahkûmiyetin bazı sonuçları devam edebilir.

Genel af, hakkında soruşturma veya kovuşturma devam eden kişileri de etkileyebilir. Özel af ise çoğunlukla kesinleşmiş cezaların infazıyla ilgili sonuç doğurur. Genel af daha geniş kapsamlıdır; özel af ise daha sınırlı ve cezanın çekilme biçimine yönelik bir düzenlemedir.

Bu ayrım, uygulamada ciddi sonuçlar doğurur. Örneğin hakkında ceza davası devam eden bir kişi, genel af halinde davanın düşmesini talep edebilir. Ancak aynı kişi özel af düzenlemesi kapsamındaysa, dava düşmeyebilir; yalnızca ileride hükmedilecek cezanın infazı bakımından farklı sonuçlar gündeme gelebilir. Bu nedenle af yasası gündeme geldiğinde ilk incelenmesi gereken husus, düzenlemenin genel af mı, özel af mı, yoksa yalnızca infaz düzenlemesi mi olduğudur.

İnfaz Düzenlemesi Af mıdır?

Kamuoyunda en çok karıştırılan konulardan biri de infaz düzenlemeleridir. Denetimli serbestlik süresinin artırılması, koşullu salıverilme oranının değiştirilmesi, cezaevinde geçirilecek sürenin azaltılması veya belirli hükümlüler bakımından geçici infaz kolaylıkları getirilmesi çoğu zaman “af” olarak adlandırılmaktadır. Ancak hukuken her infaz düzenlemesi genel af değildir.

İnfaz düzenlemesi, mahkûmiyet kararını ortadan kaldırmaz. Kişinin suçtan mahkûm olduğu gerçeği devam eder; yalnızca cezanın ne şekilde ve ne kadar süreyle infaz edileceği değişir. Bu nedenle infaz düzenlemeleri ile genel af aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Örneğin bir hükümlünün koşullu salıverilme oranının değişmesi, cezaevinden daha erken çıkmasına neden olabilir. Fakat bu durum, mahkûmiyetin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Benzer şekilde denetimli serbestlik süresinin uzatılması, hükümlünün cezasının bir bölümünü cezaevi dışında geçirmesine imkân tanıyabilir. Ancak bu da genel af niteliğinde değildir.

Bu ayrım özellikle adli sicil kaydı, memuriyet, meslekten yasaklılık, hak yoksunlukları ve tekrar suç işleme halinde uygulanacak hükümler bakımından önemlidir. Genel af ile infaz düzenlemesi aynı sonuçları doğurmadığı için, kişinin hukuki durumu somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir.

Genel Af Yasasını Kim Çıkarabilir?

Türkiye’de genel af ve özel af çıkarma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aittir. Bu yetki sıradan bir kanun yapma sürecinden daha ağır bir çoğunluk şartına bağlanmıştır. Anayasa gereğince genel ve özel af ilanı için TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu gerekir.

Bu, af düzenlemelerinin siyasi ve hukuki bakımdan geniş bir mutabakat gerektirdiğini göstermektedir. Basit çoğunlukla genel af çıkarılması mümkün değildir. Kanun teklifi verilmesi tek başına genel af çıktığı anlamına gelmez. Bir teklifin yasalaşması için komisyon aşaması, Genel Kurul görüşmeleri, yeterli çoğunlukla kabul, Cumhurbaşkanı onayı ve Resmî Gazete’de yayımlanma süreçlerinin tamamlanması gerekir.

Bu nedenle sosyal medyada veya haberlerde “af teklifi verildi” şeklinde görülen bilgiler, çoğu zaman yanlış yorumlanmaktadır. Bir teklifin verilmiş olması, yürürlükte bir genel af yasası bulunduğu anlamına gelmez. Kişinin hukuki durumunu etkileyen aşama, teklifin verilmesi değil, kanunun yürürlüğe girmesidir.

Genel Af Yasası Kimleri Kapsar?

Genel af yasasının kimleri kapsayacağı, tamamen çıkarılacak kanunun metnine bağlıdır. Kanun koyucu bazı suçları af kapsamına alabilir, bazı suçları ise kapsam dışında bırakabilir. Ayrıca belirli bir tarihten önce işlenen suçlar için af öngörülebilir. Bu nedenle “af yasası herkesi kapsar mı?” sorusunun tek ve genel bir cevabı yoktur.

Bir af düzenlemesinde genellikle şu kriterler önem taşır:

Suçun türü, suç tarihi, mahkûmiyetin kesinleşip kesinleşmediği, kişinin cezaevinde bulunup bulunmadığı, dosyanın soruşturma veya kovuşturma aşamasında olup olmadığı, cezanın türü, ceza miktarı, tekerrür durumu, örgütlü suç kapsamında değerlendirme yapılıp yapılmadığı ve kişinin daha önce yararlandığı infaz hükümleri kapsam bakımından belirleyici olabilir.

Örneğin bazı düzenlemeler yalnızca belirli tarihten önce işlenen suçlara uygulanır. Bazı düzenlemeler yalnızca belirli ceza miktarının altında kalan mahkûmiyetleri kapsar. Bazı düzenlemeler ise terör suçları, cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti, kasten öldürme, kadına karşı şiddet veya örgütlü suçlar gibi belirli suçları açıkça kapsam dışında bırakabilir.

Bu nedenle bir kişinin af yasasından yararlanıp yararlanamayacağı, yalnızca suç ismine bakılarak belirlenemez. İddianame, mahkeme kararı, kesinleşme şerhi, infaz hesaplaması ve suç tarihi birlikte değerlendirilmelidir.

Genel Af Hangi Suçları Kapsamaz?

Genel af yasasında hangi suçların kapsam dışında kalacağı, kanun metnine göre belirlenir. Ancak Anayasa’da ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar bakımından özel bir sınırlama bulunmaktadır. Bunun dışında kanun koyucu, kamu düzeni ve toplum güvenliği bakımından bazı suçları kapsam dışında bırakabilir.

Uygulamada kamuoyunda af tartışmaları gündeme geldiğinde, özellikle kasten öldürme, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, terör suçları, örgütlü suçlar, kadına karşı şiddet suçları ve ağır neticeli suçlar bakımından kapsam tartışmaları yoğunlaşmaktadır. Ancak bu suçların af kapsamına girip girmeyeceği konusunda kesin değerlendirme, yalnızca yürürlüğe giren kanun metnine göre yapılabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir başka husus da suç vasfıdır. Bir dosyada suçun nitelendirilmesi değişebilir. Örneğin iddianamede bir suçtan dava açılmış olsa da mahkeme yargılama sonunda farklı bir suçtan hüküm kurabilir. Bu nedenle af kapsamı değerlendirilirken yalnızca ilk suçlamaya değil, dosyanın mevcut hukuki durumuna bakılmalıdır.

Devam Eden Ceza Davasında Genel Af Ne Sonuç Doğurur?

Devam eden bir ceza davasında genel af kapsamına giren bir suç söz konusuysa, mahkeme kamu davasının düşmesine karar verebilir. Bu durumda yargılama mahkûmiyet veya beraat kararıyla sonuçlanmadan sona erebilir. Ancak sanığın beraat kararı verilmesini isteme hakkı gibi bazı özel durumlar, düzenlemenin niteliğine ve usul hükümlerine göre ayrıca değerlendirilebilir.

Devam eden ceza davasında af ihtimali bulunan kişiler açısından en önemli konu, davanın hangi aşamada olduğudur. Soruşturma aşamasında savcılık kararı, kovuşturma aşamasında mahkeme kararı, istinaf veya temyiz aşamasında ise ilgili kanun yolu merciinin değerlendirmesi gerekebilir.

Af yasası yürürlüğe girdikten sonra dosyanın bulunduğu makam, düzenlemenin kapsamına göre karar verir. Fakat uygulamada kapsam dışı suçlar, suç tarihinin belirlenmesi, zincirleme suç hükümleri, teşebbüs, iştirak, tekerrür ve infaz hesaplaması gibi konular tartışma yaratabilir. Bu nedenle devam eden ceza davasında genel af değerlendirmesi mutlaka dosya özelinde yapılmalıdır.

Kesinleşmiş Mahkûmiyette Genel Af Ne Sonuç Doğurur?

Kesinleşmiş mahkûmiyet kararında genel af uygulanırsa, hükmolunan ceza bütün neticeleriyle ortadan kalkabilir. Bu durumda kişinin cezaevinde bulunması halinde tahliye süreci gündeme gelebilir. Ancak bu süreç otomatik ve denetimsiz ilerlemez. İnfaz savcılığı, mahkeme ve ilgili kurumlar kanun metnine göre değerlendirme yapar.

Kesinleşmiş mahkûmiyetlerde en çok karşılaşılan sorun, hükümlünün suçunun kapsam içinde olup olmadığıdır. Bazı suçlar kanun metninde açıkça kapsam dışında bırakılmışsa, hükümlü bu düzenlemeden yararlanamaz. Bazı hallerde ise suçun nitelikli hali, neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali veya örgüt bağlantısı nedeniyle kapsam dışında kalma ihtimali bulunabilir.

Ayrıca bir kişinin birden fazla mahkûmiyeti varsa, her dosya ayrı ayrı incelenmelidir. Bir dosya af kapsamına girerken, diğer dosya kapsam dışında kalabilir. Bu durumda toplam infaz süresi yeniden hesaplanır. Bu nedenle kesinleşmiş cezalar bakımından af değerlendirmesi, infaz hukuku bilgisi gerektiren teknik bir incelemedir.

Genel Af Adli Sicil Kaydını Siler mi?

Genel af, mahkûmiyetin bütün neticeleriyle ortadan kalkmasına neden olabileceği için adli sicil ve arşiv kaydı bakımından da sonuç doğurabilir. Ancak bu konuda her somut olayda uygulanacak işlem, af kanununun metnine ve adli sicil mevzuatına göre değerlendirilmelidir.

Kamuoyunda “af çıkarsa sicil tamamen temizlenir” şeklinde genel bir kanaat bulunsa da bu her durumda otomatik şekilde gerçekleşmeyebilir. Suçun türü, mahkûmiyetin niteliği, kararın kesinleşme tarihi, infazın tamamlanıp tamamlanmadığı ve af düzenlemesinin açık hükümleri önemlidir.

Adli sicil kaydının silinmesi veya arşiv kaydının kaldırılması için bazı hallerde ayrıca başvuru yapılması gerekebilir. Bu nedenle genel aftan yararlanan kişinin, adli sicil kaydı bakımından da ayrıca hukuki kontrol yaptırması faydalı olacaktır.

Genel Af Mağdurun Tazminat Hakkını Ortadan Kaldırır mı?

Af düzenlemeleri ceza hukuku bakımından sonuç doğurur. Ancak mağdurun özel hukuk alanındaki hakları ayrıca değerlendirilmelidir. Bir suç nedeniyle mağdur olan kişinin maddi veya manevi tazminat talep etme hakkı, af düzenlemesinin kapsamına göre her zaman tamamen ortadan kalkmayabilir.

Örneğin bir kişi hakkında ceza davası genel af nedeniyle düşse bile, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi için hukuk mahkemesinde dava açma hakkı gündeme gelebilir. Ceza yargılamasının sona ermesi, her zaman özel hukuk sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle af yasası yalnızca sanık veya hükümlü açısından değil, mağdur açısından da değerlendirilmelidir. Mağdurun şikâyet hakkı, tazminat hakkı, iade talepleri ve diğer hukuki yolları ayrıca incelenmelidir.

Denetimli Serbestlik ile Genel Af Arasındaki Fark

Denetimli serbestlik, mahkûmiyetin belirli bir bölümünün cezaevi dışında, denetim ve yükümlülükler altında infaz edilmesini sağlayan bir kurumdur. Genel af ise davayı veya cezayı ortadan kaldırabilen farklı bir kurumdur.

Denetimli serbestlikten yararlanan kişi, cezasını tamamen ortadan kaldırmış olmaz. Cezanın infazı belirli şartlarla dışarıda devam eder. Kişi yükümlülüklere aykırı davranırsa yeniden cezaevine alınabilir. Genel af ise kapsamına göre kamu davasını düşürebilir veya cezanın sonuçlarını ortadan kaldırabilir.

Bu nedenle “denetimli serbestlik çıktı, af geldi” şeklindeki yorumlar hukuken doğru değildir. Denetimli serbestlik bir infaz kurumudur; genel af ise ceza hukukunda dava ve cezanın düşmesine ilişkin çok daha farklı sonuçlar doğuran bir kurumdur.

Koşullu Salıverilme ile Genel Af Arasındaki Fark

Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının belirli bir bölümünü cezaevinde iyi halli olarak geçirmesi halinde kalan kısmını dışarıda geçirmesine imkân tanıyan infaz hukuku kurumudur. Ancak koşullu salıverilme de genel af değildir.

Koşullu salıverilen kişi, denetim süresi içinde belirli yükümlülüklere uymak zorundadır. Bu süre içinde yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması halinde koşullu salıverilme kararı geri alınabilir. Genel af ise kapsamına göre mahkûmiyetin sonuçlarını ortadan kaldırabilir.

Bu ayrım özellikle hükümlü yakınları bakımından önemlidir. Bir düzenleme koşullu salıverilme oranını değiştirdiğinde, bazı hükümlüler daha erken tahliye olabilir. Ancak bu durum, suçun veya mahkûmiyetin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Genel Af Yasası Çıkarsa Ne Yapılmalıdır?

Genel af yasası yürürlüğe girerse, öncelikle kanun metni dikkatle incelenmelidir. Kişinin yalnızca suç ismine bakarak kapsama girip girmediğini söylemek çoğu zaman hatalı olur. Suç tarihi, suçun vasfı, ceza miktarı, dosyanın aşaması, mahkûmiyetin kesinleşip kesinleşmediği ve kapsam dışı hükümler birlikte değerlendirilmelidir.

Hakkında devam eden ceza davası bulunan kişiler bakımından mahkemeye başvuru yapılması gerekebilir. Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet bulunan kişiler bakımından infaz savcılığına veya ilgili mahkemeye başvuru gündeme gelebilir. Cezaevinde bulunan hükümlüler için tahliye hesabı yapılması gerekebilir. Birden fazla dosyası bulunan kişilerde her dosya ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Ayrıca af yasasından yararlanma konusunda yanlış veya eksik başvuru yapılması, sürecin uzamasına neden olabilir. Bu nedenle kanun yürürlüğe girdikten sonra somut dosya üzerinden hukuki destek alınması önemlidir.

Genel Af Bekleyen Kişiler Nelere Dikkat Etmelidir?

Genel af beklentisi içinde olan kişiler, kesinleşmiş mahkûmiyet, istinaf, temyiz, yakalama kararı, infaz çağrı kâğıdı veya cezaevi süreci gibi konularda yalnızca söylentilere göre hareket etmemelidir. Af ihtimali, mevcut hukuki yükümlülükleri kendiliğinden durdurmaz.

Örneğin hakkında yakalama kararı bulunan bir kişi, “af çıkacak” düşüncesiyle hukuki süreci ihmal ederse daha ağır sonuçlarla karşılaşabilir. Aynı şekilde istinaf veya temyiz süresi devam eden bir kişi, af beklentisiyle kanun yolu başvurusunu kaçırmamalıdır. Ceza hukukunda süreler son derece önemlidir ve hak kaybı doğurabilir.

Bu nedenle af tartışmaları devam ederken dahi mevcut dosya bakımından gerekli itiraz, istinaf, temyiz, infaz erteleme, denetimli serbestlik veya mahsup başvuruları zamanında yapılmalıdır.

Genel Af Yasası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Genel af çıkarsa herkes cezaevinden çıkar mı?

Hayır. Genel af çıksa bile herkesin cezaevinden çıkacağı söylenemez. Kanun metninde hangi suçların ve hangi kişilerin kapsama alındığı belirlenir. Bazı suçlar kapsam dışında bırakılabilir.

Genel af devam eden davaları düşürür mü?

Genel af kapsamına giren suçlar bakımından kamu davası düşebilir. Ancak bu sonuç, düzenlemenin kapsamına ve dosyanın durumuna göre değerlendirilmelidir.

Özel af adli sicili siler mi?

Özel af, genel aftan farklı olarak mahkûmiyetin bütün sonuçlarını ortadan kaldırmayabilir. Bu nedenle adli sicil bakımından sonuçları sınırlı olabilir.

İnfaz indirimi genel af mıdır?

Hayır. İnfaz indirimi veya denetimli serbestlik düzenlemesi genel af değildir. Bu tür düzenlemeler çoğunlukla cezanın nasıl infaz edileceğine ilişkindir.

Af yasasından yararlanmak için başvuru gerekir mi?

Bazı durumlarda mahkeme veya infaz savcılığı kendiliğinden değerlendirme yapabilir. Ancak uygulamada hak kaybı yaşanmaması için dosya özelinde başvuru yapılması gerekebilir.

Sonuç Olarak

Genel af yasası, ceza hukuku bakımından oldukça önemli ve teknik sonuçlar doğuran bir düzenlemedir. Kamuoyunda “af çıktı”, “ceza indirimi geldi”, “denetimli serbestlik uzadı” gibi ifadeler çoğu zaman birbirine karıştırılmaktadır. Oysa genel af, özel af, infaz düzenlemesi, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme birbirinden farklı kurumlardır.

Genel af, kamu davasını veya mahkûmiyetin bütün sonuçlarını ortadan kaldırabilecek nitelikte geniş kapsamlı bir düzenlemedir. Özel af ise daha çok hapis cezasının infazına etki eder. İnfaz düzenlemeleri ise mahkûmiyet kararını ortadan kaldırmadan cezanın cezaevinde veya dışarıda ne şekilde çekileceğini belirler.

Bu nedenle af yasası gündeme geldiğinde her dosya ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Suçun türü, suç tarihi, cezanın miktarı, dosyanın aşaması, kesinleşme durumu ve kapsam dışı suçlar dikkatle incelenmelidir. Özellikle cezaevinde bulunan hükümlüler, hakkında devam eden ceza davası olan sanıklar ve yakalama kararı bulunan kişiler bakımından profesyonel hukuki destek alınması önemlidir.

Ceza hukuku ve infaz hukuku alanında yapılacak doğru değerlendirme, kişinin özgürlüğünü, adli sicil durumunu ve gelecekteki haklarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle genel af yasası hakkında bilgi edinirken yalnızca söylentilere değil, yürürlüğe giren kanun metnine ve somut dosyanın hukuki durumuna göre hareket edilmelidir.

Real Hukuk Bürosu
Real Hukuk Bürosu
Articles: 250