Call us now:

Günümüzde cep telefonları, güvenlik kameraları ve diğer görüntü kayıt cihazları sayesinde fotoğraf veya video çekmek oldukça kolaylaşmıştır. Ancak teknolojinin sunduğu bu imkânlar, kişilerin özel hayatına sınırsız şekilde müdahale edilebileceği anlamına gelmez. Bir kişinin bilgisi ve rızası dışında görüntüsünün alınması, kaydedilmesi veya başkalarıyla paylaşılması, olayın özelliklerine göre cezai sorumluluğa yol açabilir.
İzinsiz fotoğraf çekmenin cezası, görüntünün nerede ve hangi koşullarda alındığına, kişinin özel hayatına müdahale edilip edilmediğine ve kaydedilen görüntünün nasıl kullanıldığına göre değişmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bu konuda uygulanabilecek temel ceza hükümlerinden biridir.
Özellikle bir kişinin evinde, hastanede, soyunma odasında, tuvalette veya mahremiyet beklentisinin bulunduğu başka bir ortamda gizlice fotoğrafının ya da videosunun çekilmesi ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Bununla birlikte sokakta, iş yerinde veya kamuya açık bir alanda yapılan her görüntü kaydının otomatik olarak suç oluşturduğunu söylemek de doğru değildir.
Bu yazımızda izinsiz fotoğraf ve video çekmenin hangi durumlarda suç sayılacağını, TCK 134 kapsamında uygulanabilecek hapis cezalarını, görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasını, şikâyet süresini, delillerin değerlendirilmesini ve benzer olaylarda ortaya çıkabilecek hukuki sonuçları ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
- 1 İzinsiz Fotoğraf Çekmek Suç Mudur?
- 2 TCK 134 Kapsamında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu
- 3 Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmenin Cezası Kaç Yıldır?
- 4 Hangi Yerlerde İzinsiz Görüntü Çekmek Suç Oluşturabilir?
- 5 Gizli Kamera Yerleştirmek Suç Mudur?
- 6 İzinsiz Çekilen Fotoğrafı Başkalarına Göndermenin Cezası
- 7 WhatsApp ve Instagram Üzerinden Fotoğraf Paylaşmak Suç Mudur?
- 8 Eski Sevgilinin veya Eşin Gizlice Görüntüsünü Çekmek
- 9 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Şikâyet Süresi
- 10 İzinsiz Fotoğraf Çekme Suçunda Uzlaştırma Var Mıdır?
- 11 Gizlice Fotoğraf Çekme Suçunda Deliller Nelerdir?
- 12 Fotoğraf Çekilmesi Ancak Görüntünün Paylaşılmaması Durumunda Ceza Verilir Mi?
- 13 Fotoğrafın Sonradan Silinmesi Suçu Ortadan Kaldırır Mı?
- 14 Daha Önce Sabıkası Olan Kişi Yeniden Aynı Suçu İşlerse Ne Olur?
- 15 İzinsiz Fotoğraf Çekmenin Cezası Paraya Çevrilir Mi?
- 16 İzinsiz Fotoğraf Çekme Suçunda HAGB ve Erteleme
- 17 İzinsiz Fotoğraf Çekme Suçunda Yargıtay’ın Yaklaşımı
- 18 İzinsiz Fotoğraf veya Videosu Çekilen Kişi Ne Yapmalıdır?
- 19 İzinsiz Fotoğraf Çekilmesi Nedeniyle Manevi Tazminat Davası
- 20 İzinsiz Fotoğraf ve Video Çekme Hakkında Sık Sorulan Sorular
- 20.1 Birini habersiz fotoğraf çekmek suç mu?
- 20.2 Gizlice video çekmenin cezası nedir?
- 20.3 İzinsiz fotoğraf çekilip kimseye gösterilmezse suç olur mu?
- 20.4 Bir kişinin sokakta fotoğrafını çekmek yasak mı?
- 20.5 Rızayla çekilen özel fotoğrafı paylaşmak suç mu?
- 20.6 İzinsiz fotoğraf çekmenin şikâyet süresi kaç aydır?
- 20.7 Gizlice fotoğraf çekmekten tutuklama olur mu?
- 20.8 Özel fotoğrafları silmek cezadan kurtarır mı?
- 21 Sonuç: İzinsiz Fotoğraf ve Video Çekmenin Hukuki Sonuçları
İzinsiz Fotoğraf Çekmek Suç Mudur?
Bir kişinin rızası olmadan fotoğrafının çekilmesi her durumda ceza kanunlarına göre suç oluşturmaz. Ceza sorumluluğunun belirlenebilmesi için görüntünün niteliği, çekim yapılan ortam, kişinin mahremiyet beklentisi ve eylemin hukuka aykırılığı birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin kalabalık bir meydanda genel görüntü alan bir kişinin kamerasına çevredeki insanların da girmesi ile bir kişinin özel yaşamını takip ederek gizlice görüntülerini kaydetmek aynı hukuki nitelikte değildir.
Birinci durumda somut olayın şartlarına göre herhangi bir suç oluşmayabilir. İkinci durumda ise kişinin özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmesi gündeme gelebilir.
Özellikle kişinin başkalarının görmesini istemediği davranışlarının, özel ilişkilerinin veya mahrem görüntülerinin gizlice kayda alınması, TCK 134 kapsamında değerlendirilebilir.
Bu nedenle izinsiz fotoğraf çekmenin suç olup olmadığını belirleyen tek unsur rızanın bulunmaması değildir. Görüntü kaydının kişinin korunan özel hayat alanına müdahale edip etmediği de araştırılmalıdır.
TCK 134 Kapsamında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu
Özel hayatın gizliliği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 20. maddesi ile güvence altına alınmış temel haklardan biridir. Bu hak, bireyin yaşamının başkaları tarafından izlenmemesini, mahrem bilgilerinin korunmasını ve özel alanına hukuka aykırı şekilde müdahale edilmemesini amaçlar.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesini suç olarak düzenlemiştir.
TCK 134/1 uyarınca kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Özel hayatın gizliliğinin görüntü veya ses kaydı alınarak ihlal edilmesi durumunda ise verilecek ceza bir kat artırılmaktadır.
Dolayısıyla özel hayatın gizliliğinin hukuka aykırı fotoğraf veya video kaydıyla ihlal edildiği bir olayda, ilgili hüküm kapsamında iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli ayrım, TCK 134’ün her türlü görüntü kaydını değil, özel hayatın gizliliğini ihlal eden fiilleri cezalandırmasıdır. Her olayın özellikleri ayrıca incelenmelidir.
Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmenin Cezası Kaç Yıldır?
Gizlice fotoğraf veya video çekilmesi nedeniyle uygulanabilecek yaptırımlar, fiilin hukuki niteliğine göre değişmektedir.
- Özel hayatın gizliliğini ihlal: TCK 134/1 kapsamında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası.
- Özel hayatın görüntü veya ses kaydıyla ihlali: Bir kat artırım uygulanması nedeniyle 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası.
- Özel hayata ilişkin görüntülerin hukuka aykırı ifşası: TCK 134/2 kapsamında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası.
- Hukuka aykırı kişisel veri kaydı: Şartları oluştuğunda TCK 135 kapsamında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası.
- Kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi: Şartları oluştuğunda TCK 136 kapsamında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası.
Bu suç tipleri birbirinin yerine otomatik olarak uygulanamaz. Özellikle özel hayat görüntülerinin kaydedilmesi ile kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi arasında Yargıtay uygulamasında önemli ayrımlar bulunmaktadır.
Bir olayda birden fazla hukuki düzenlemenin gündeme gelmesi, her zaman bütün maddelerden ayrı ayrı ceza verileceği anlamına da gelmez. Suçların içtimaına ilişkin hükümler ve somut fiilin niteliği dikkate alınmalıdır.
Hangi Yerlerde İzinsiz Görüntü Çekmek Suç Oluşturabilir?
Özel hayatın korunması yalnızca kişinin yaşadığı evle sınırlı değildir. Kişinin mahremiyet beklentisinin bulunduğu farklı ortamlar da koruma kapsamında değerlendirilebilir.
Evde Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek
Bir kişinin evinde, bilgisi ve rızası dışında özel yaşamına ilişkin görüntülerinin kaydedilmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.
Örneğin evin penceresinden içeriyi gizlice görüntülemek, kişinin özel yaşamını kamerayla takip etmek veya yatak odasındaki mahrem görüntülerini kaydetmek bu kapsamda değerlendirilebilecek eylemlerdendir.
Ayrıca evde bulunan eş, sevgili, arkadaş veya akrabanın görüntüleri çekmiş olması, eylemi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
İş Yerinde İzinsiz Fotoğraf Çekmek
İş yerinde çalışanların görüntülerinin kaydedilmesi konusunda işverenin yönetim ve denetim yetkisi ile çalışanların özel hayatının korunması arasında bir denge kurulmalıdır.
İş güvenliği veya iş yerinin korunması amacıyla kullanılan kameralar, gerekli hukuki şartların karşılanması durumunda meşru olabilir. Ancak çalışanların mahrem alanlarının gizlice kaydedilmesi farklı değerlendirilir.
Özellikle soyunma odası, tuvalet veya çalışanların özel hayat beklentisinin bulunduğu alanlarda yapılan gizli kayıtlar ceza sorumluluğuna neden olabilir.
İş yerinde görüntü kaydının hukuka uygunluğu değerlendirilirken kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınmalıdır.
Hastanede Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek
Hastaneler, kişilerin sağlık bilgileri ve özel yaşamları bakımından hassas alanlardır. Bir hastanın muayene sırasında, tedavi odasında veya mahremiyet gerektiren başka bir ortamda gizlice görüntüsünün alınması ciddi hukuki sorunlara yol açabilir.
Benzer şekilde doktorların, hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının özel yaşamlarına ilişkin görüntülerinin hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi de cezai sorumluluk doğurabilir.
Örneğin hastanede çalışan bir kişinin, başka bir çalışanın soyunma odasındaki görüntülerini gizlice çekmesi durumunda TCK 134 kapsamında soruşturma yapılması gündeme gelebilir.
Hastanede çekilen her görüntünün suç oluşturduğu söylenemese de hastanın sağlık durumunu veya özel yaşamını açığa çıkaran kayıtlar bakımından daha dikkatli bir değerlendirme gerekir.
Sokakta veya Kamuya Açık Alanda Fotoğraf Çekmek
Sokakta fotoğraf çekilmesi konusunda en sık yapılan hata, kamuya açık bir yerde bulunan herkesin görüntüsünün sınırsız şekilde kaydedilebileceğinin düşünülmesidir.
Kamuya açık alanda bulunmak, kişinin özel hayat üzerindeki bütün haklarından vazgeçtiği anlamına gelmez.
Örneğin bir meydanın genel görüntüsünün çekilmesiyle, belirli bir kişinin sürekli takip edilerek özel yaşamını ortaya çıkaracak görüntülerinin kaydedilmesi arasında önemli fark vardır.
Bir kişinin günlük yaşamındaki hareketlerinin sistematik olarak izlenmesi, belirli bir ilişkisini veya özel yaşamına ilişkin durumları açığa çıkaracak şekilde görüntülenmesi, olayın özelliklerine göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirebilir.
Ancak kamuya açık yerde yapılan her izinsiz çekim için TCK 134 kapsamında ceza verileceği sonucuna ulaşmak doğru değildir.
Okulda, Spor Salonunda ve Soyunma Odasında Görüntü Çekmek
Okul, spor salonu, yüzme havuzu ve benzeri yerlerdeki soyunma alanları, kişilerin mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu ortamlardır.
Bu alanlarda gizlice fotoğraf veya video çekilmesi, görüntülerin içeriği ve çekim koşulları dikkate alındığında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.
Mağdurun çocuk olması hâlinde ayrıca çocukların korunmasına ilişkin ceza hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı incelenmelidir. Özellikle görüntülerin niteliğine göre TCK 226 kapsamında müstehcenlik suçuna ilişkin hükümler de gündeme gelebilir.
Gizli Kamera Yerleştirmek Suç Mudur?
Bir ortama gizli kamera yerleştirilmesi, kameranın bulunduğu yer ve kullanım amacı bakımından değerlendirilmelidir.
Örneğin evin yatak odasına, iş yerinin soyunma alanına veya tuvalete gizli kamera yerleştirilerek kişilerin mahrem görüntülerinin kaydedilmesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.
Kameranın yerleştirilmiş olması ile görüntü kaydının gerçekten yapılmış olması aynı şey değildir. Kayıt bulunup bulunmadığı ve hangi fiillerin gerçekleştiği, deliller üzerinden tespit edilmelidir.
Öte yandan bir iş yerinin girişine güvenlik amacıyla kamera yerleştirilmesi, gerekli hukuki koşulların yerine getirilmesi durumunda meşru olabilir.
Bu nedenle gizli kamera kullanımına ilişkin ceza sorumluluğu belirlenirken cihazın konumu, kayıt alanı, kayıtların içeriği ve hukuka uygunluk nedenleri birlikte araştırılmalıdır.
İzinsiz Çekilen Fotoğrafı Başkalarına Göndermenin Cezası
Bir kişinin özel hayatına ilişkin fotoğrafının veya videosunun hukuka aykırı olarak başkalarının bilgisine sunulması, görüntünün çekilmesinden ayrı olarak değerlendirilmesi gereken bir fiildir.
TCK 134/2 uyarınca kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerini hukuka aykırı biçimde ifşa eden kimse hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
İfşa yalnızca görüntünün herkesin erişimine açık bir internet sitesinde yayımlanmasından ibaret değildir. Özel hayat görüntülerinin görmeye yetkili olmayan kişilere ulaştırılması da somut olayın koşullarına göre ifşa kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin:
- Eski sevgiliye ait mahrem fotoğrafların başkalarına gönderilmesi,
- Eşe ait özel görüntülerin üçüncü kişilere gösterilmesi,
- Gizlice çekilen mahrem videoların mesajlaşma gruplarında paylaşılması,
- Özel hayat görüntülerinin sosyal medya hesaplarında yayımlanması,
- Başkasına ait mahrem görüntülerin internet ortamında erişime açılması
gibi eylemler, TCK 134/2 kapsamında değerlendirmeye konu olabilir.
Ancak her fotoğraf paylaşımı doğrudan özel hayat görüntülerinin ifşası suçunu oluşturmaz. Paylaşılan görüntünün niteliği ve özel hayatla ilişkisi önem taşır.
WhatsApp ve Instagram Üzerinden Fotoğraf Paylaşmak Suç Mudur?
WhatsApp, Instagram, Telegram, Facebook ve diğer sosyal medya uygulamaları üzerinden yapılan görüntü paylaşımları da ceza hukuku bakımından değerlendirilir.
Bir kişinin özel hayatına ilişkin fotoğrafını rızası dışında sosyal medyada yayımlamak, şartları varsa TCK 134/2 kapsamında suç oluşturabilir.
Bununla birlikte görüntünün daha önce mağdur tarafından belirli kişilerle paylaşılmış olması, başka kişilerin bu görüntüyü sınırsız şekilde yayma hakkına sahip olduğu anlamına gelmez.
Örneğin bir kişinin yalnızca sevgilisine gönderdiği özel fotoğrafların, ilişkinin sona ermesinden sonra sosyal medyada yayımlanması hukuka aykırı ifşa niteliğinde değerlendirilebilir.
Ayrıca fotoğrafın paylaşılması sırasında mağdura hakaret edilmesi, tehditte bulunulması veya görüntüler kullanılarak menfaat talep edilmesi hâlinde başka suç tipleri de gündeme gelebilir.
Eski Sevgilinin veya Eşin Gizlice Görüntüsünü Çekmek
Evlilik veya duygusal ilişki, tarafların birbirlerinin özel hayatına sınırsız müdahale etmesine izin vermez.
Bir kişinin eşinin ya da sevgilisinin mahrem görüntülerini rızası dışında kaydetmesi, olayın özelliklerine göre TCK 134 kapsamında suç oluşturabilir.
Özellikle ayrılık veya boşanma süreçlerinde tarafların birbirlerine ait özel fotoğrafları paylaşması önemli hukuki sorunlara neden olmaktadır.
Görüntünün ilişki devam ederken rızayla çekilmiş olması da sonradan yapılacak her türlü paylaşımı hukuka uygun hâle getirmez.
Rızanın hangi işlem için verildiği önemlidir. Fotoğrafın çekilmesine verilen onay, fotoğrafın üçüncü kişilere gönderilmesine veya internet ortamında yayımlanmasına verilmiş bir onay olarak kabul edilemez.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Şikâyet Süresi
TCK 134 kapsamında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK 139 uyarınca şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaktadır.
Şikâyete bağlı suçlarda genel kural, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde şikâyet hakkını kullanmasıdır.
Bu süre bakımından yalnızca fotoğrafın çekildiği tarihin esas alınması her durumda doğru değildir. Mağdurun fiili ve faili ne zaman öğrendiği önem taşır.
Örneğin özel görüntülerinin çekildiğini aylar sonra öğrenen kişi bakımından şikâyet süresinin başlangıcı, olayın somut koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Mağdur, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurarak şikâyette bulunabilir.
Ancak fiilin TCK 135 veya TCK 136 kapsamında kişisel verilere karşı bir suç oluşturması hâlinde şikâyet koşulu farklıdır. Bu suçlar kural olarak şikâyete bağlı değildir.
İzinsiz Fotoğraf Çekme Suçunda Uzlaştırma Var Mıdır?
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından uzlaştırma hükümleri de önem taşımaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uyarınca, kanuni istisnalar saklı kalmak üzere şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle TCK 134 kapsamında yürütülen soruşturmalarda, dosyanın özellikleri ve diğer suçlarla bağlantısı dikkate alınarak uzlaştırma süreci gündeme gelebilir.
Uzlaştırmanın gerçekleşmesi durumunda soruşturma veya kovuşturmanın hangi aşamada bulunduğuna ve edimin yerine getirilme şekline göre kanunda düzenlenen sonuçlar ortaya çıkar.
Ancak birden fazla suçun birlikte işlendiği dosyalarda veya kanunun uzlaştırmayı engellediği durumlarda farklı değerlendirme yapılması gerekir.
Gizlice Fotoğraf Çekme Suçunda Deliller Nelerdir?
Bu tür ceza soruşturmalarında dijital deliller büyük önem taşır. Özellikle fotoğraf veya videonun hangi cihazla, ne zaman ve hangi koşullarda çekildiğinin belirlenmesi gerekebilir.
Soruşturma kapsamında değerlendirilebilecek deliller arasında şunlar bulunabilir:
- Cep telefonunda bulunan fotoğraf ve video kayıtları,
- Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlaşma kayıtları,
- Sosyal medya paylaşımları,
- Görüntülerin paylaşıldığını gösteren ekran görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Olay yerindeki güvenlik kamerası kayıtları,
- Dijital inceleme ve bilirkişi raporları,
- Dosyada bulunan diğer hukuka uygun deliller.
Ceza muhakemesinde delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi gerekir. Bir kişinin telefonuna izinsiz erişilmesi veya özel hesaplarına hukuka aykırı yöntemlerle girilmesi, delil elde etmeye çalışan kişi bakımından da hukuki sorumluluk doğurabilir.
Bu nedenle mağdurların delilleri korurken yeni bir hukuka aykırı eylem gerçekleştirmemesi önemlidir.
Fotoğraf Çekilmesi Ancak Görüntünün Paylaşılmaması Durumunda Ceza Verilir Mi?
Evet, suçun diğer unsurları oluştuğu takdirde görüntünün paylaşılmamış olması ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Özel hayatın gizliliğinin görüntü veya ses kaydı alınarak ihlal edilmesi, TCK 134/1 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.
Örneğin bir kişinin mahrem görüntülerini gizlice cep telefonuyla kaydeden ve bu görüntüleri yalnızca kendi telefonunda saklayan kişi hakkında da suçun unsurları oluşmuşsa ceza soruşturması yürütülebilir.
Bununla birlikte görüntü kaydının bulunması, tek başına mahkûmiyet için yeterli olmayabilir. Görüntünün özel hayata ilişkin niteliği, hukuka aykırılık ve failin kastı gibi unsurların da ispatlanması gerekir.
Fotoğrafın Sonradan Silinmesi Suçu Ortadan Kaldırır Mı?
Bir kişinin hukuka aykırı biçimde çektiği görüntüyü daha sonra silmesi, tamamlanmış bir suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Örneğin özel hayatın gizliliğini ihlal edecek biçimde alınmış bir görüntü kaydının sonradan telefondan silinmesi, fiilin daha önce gerçekleşmiş olduğu gerçeğini değiştirmez.
Ancak görüntünün gerçekten kaydedilip kaydedilmediği, kaydın niteliği ve olayın nasıl gerçekleştiği soruşturma sırasında araştırılmalıdır.
Dijital inceleme sonucunda bazı silinmiş verilerin tespit edilmesi mümkün olabilir. Bununla birlikte her silinen kaydın mutlaka geri getirilebileceği söylenemez.
Daha Önce Sabıkası Olan Kişi Yeniden Aynı Suçu İşlerse Ne Olur?
İzinsiz görüntü kaydı nedeniyle yargılanan kişinin daha önce kesinleşmiş bir mahkûmiyetinin bulunması, yeni dosyada önem taşıyabilir.
Özellikle önceki mahkûmiyetin yeni suç tarihinden önce kesinleşmiş olması ve kanunda öngörülen diğer koşulların bulunması hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi kapsamında tekerrür hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.
Ancak daha önce mahkûmiyet bulunması, yeni suçun cezasının otomatik olarak iki katına çıkacağı anlamına gelmez.
Tekerrür hükümleri, özellikle cezanın infazı ve koşullu salıverilme bakımından sonuçlar doğurabilir.
Önceki cezanın türü ve miktarı, kesinleşme tarihi, infazın tamamlanıp tamamlanmadığı ve yeni suçun işlendiği tarih önem taşır.
Ayrıca önceki mahkûmiyetin bulunması, yeni dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi gibi kurumların uygulanabilirliğinin değerlendirilmesinde de etkili olabilir.
İzinsiz Fotoğraf Çekmenin Cezası Paraya Çevrilir Mi?
İzinsiz fotoğraf veya video çekilmesi nedeniyle hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceği, suçun niteliğine ve sonuç cezaya göre değerlendirilmelidir.
TCK 134/1 kapsamında görüntü veya ses kaydı suretiyle işlenen suç bakımından öngörülen ceza aralığı dikkate alındığında, doğrudan her dosyada para cezasına çevrilme imkânı bulunduğu söylenemez.
Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesindeki kısa süreli hapis cezasına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı ve sonuç cezanın niteliği ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle izinsiz fotoğraf çekme suçunda para cezası verilip verilmeyeceği hakkında kesin bir sonuca ulaşmadan önce iddianamedeki sevk maddeleri ve uygulanabilecek indirim hükümleri incelenmelidir.
İzinsiz Fotoğraf Çekme Suçunda HAGB ve Erteleme
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yargılanan kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi kurumlarının uygulanması, kanuni koşulların bulunmasına bağlıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesindeki şartlar, cezanın ertelenmesi bakımından ise Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesindeki hükümler dikkate alınır.
Bu değerlendirmede sonuç cezanın süresi, sanığın adli sicil durumu, önceki mahkûmiyetleri ve kanunda belirtilen diğer şartlar önemlidir.
Dolayısıyla aynı suçtan yargılanan iki kişi hakkında farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
İzinsiz Fotoğraf Çekme Suçunda Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay kararlarında özel hayatın gizliliği değerlendirilirken yalnızca görüntünün çekildiği yer değil, görüntünün içeriği ve kişinin mahremiyet hakkına yapılan müdahalenin niteliği de dikkate alınmaktadır.
Kamuya açık bir alanda bulunmak, kişinin özel hayatına ilişkin bütün görüntülerin hukuka aykırı müdahaleye karşı korumasız kalacağı anlamına gelmez.
Nitekim Yargıtay’ın yaklaşımında kişinin kalabalık içerisinde de belirli ölçüde özel hayatının korunabileceği kabul edilmektedir.
Özel hayata ilişkin görüntülerin kaydedilmesi ile bunların hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesi ayrı hukuki değerlendirmelere konu olur.
Ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi veya yayılması suçları arasındaki ayrımda görüntünün içeriği ve fiilin niteliği belirleyicidir.
Bu nedenle görüntüsü çekilen bir kişinin özel hayatına müdahale edilip edilmediği, Yargıtay içtihatları ve somut olayın koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
İzinsiz Fotoğraf veya Videosu Çekilen Kişi Ne Yapmalıdır?
Bir kişi, görüntülerinin rızası dışında çekildiğini veya başkalarıyla paylaşıldığını öğrendiğinde öncelikle mevcut delillerin korunmasına önem vermelidir.
Olayın niteliğine göre aşağıdaki hukuki yollar gündeme gelebilir:
- Görüntünün çekildiğine veya paylaşıldığına ilişkin hukuka uygun delillerin muhafaza edilmesi,
- Paylaşımın yapıldığı internet adresi ve ilgili bilgilerin kaydedilmesi,
- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması,
- Gerekli durumlarda dijital delillerin incelenmesinin talep edilmesi,
- Hukuka aykırı internet içerikleri bakımından uygulanabilir kaldırma veya erişimin engellenmesi yollarının değerlendirilmesi,
- Koşulları oluşmuşsa maddi veya manevi tazminat davası açılması.
Özellikle görüntülerin internet ortamında yayımlanması durumunda hızlı hareket edilmesi önemlidir. İçeriğin üçüncü kişiler tarafından kaydedilmesi veya farklı platformlarda yeniden paylaşılması, ihlalin etkilerini artırabilir.
İzinsiz Fotoğraf Çekilmesi Nedeniyle Manevi Tazminat Davası
Bir kişinin özel hayatının hukuka aykırı şekilde ihlal edilmesi, ceza sorumluluğunun yanında özel hukuk bakımından da sonuçlar doğurabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemeler içermektedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca kişilik hakkı zedelenen kişi, şartları oluştuğunda manevi tazminat talep edebilir.
Örneğin özel görüntüleri hukuka aykırı şekilde yayımlanan kişinin yaşadığı manevi zarar ve olayın özellikleri dikkate alınarak manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.
Manevi tazminat miktarı her dosyada aynı değildir. İhlalin ağırlığı, yayılma biçimi, tarafların durumu ve olayın meydana getirdiği sonuçlar mahkeme tarafından değerlendirilir.
Ceza soruşturmasının bulunması da kişilik haklarının korunmasına yönelik hukuk yollarının değerlendirilmesine engel değildir.
İzinsiz Fotoğraf ve Video Çekme Hakkında Sık Sorulan Sorular
Birini habersiz fotoğraf çekmek suç mu?
Her habersiz fotoğraf çekimi suç değildir. Ancak kişinin özel hayatının gizliliği hukuka aykırı şekilde ihlal ediliyorsa TCK 134 kapsamında ceza sorumluluğu doğabilir.
Gizlice video çekmenin cezası nedir?
Video kaydıyla özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi hâlinde TCK 134/1 kapsamında cezanın bir kat artırılması sonucunda 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir.
İzinsiz fotoğraf çekilip kimseye gösterilmezse suç olur mu?
Evet, özel hayatın gizliliğini ihlal eden görüntü kaydı suçun diğer unsurları da oluştuğunda, fotoğraf kimseye gösterilmese dahi cezai sorumluluğa yol açabilir.
Bir kişinin sokakta fotoğrafını çekmek yasak mı?
Sokakta yapılan her fotoğraf çekimi yasak değildir. Ancak kişinin özel yaşamına hukuka aykırı şekilde müdahale edilmesi durumunda cezai veya hukuki sorumluluk doğabilir.
Rızayla çekilen özel fotoğrafı paylaşmak suç mu?
Bir fotoğrafın rızayla çekilmiş olması, onun üçüncü kişilerle sınırsız biçimde paylaşılabileceği anlamına gelmez. Hukuka aykırı ifşanın koşulları oluştuğunda TCK 134/2 uygulanabilir.
İzinsiz fotoğraf çekmenin şikâyet süresi kaç aydır?
TCK 134 kapsamındaki suçlarda genel olarak fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aylık şikâyet süresi uygulanır. Diğer suç tiplerinin gündeme gelmesi hâlinde soruşturma koşulları farklılaşabilir.
Gizlice fotoğraf çekmekten tutuklama olur mu?
Tutuklama kararı otomatik olarak verilmez. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, kanuni tutuklama nedenleri ve ölçülülük şartları birlikte değerlendirilir. Her soruşturma bakımından tutuklama şartlarının gerçekleştiği söylenemez.
Özel fotoğrafları silmek cezadan kurtarır mı?
Hayır. Tamamlanmış bir suçun ardından görüntülerin silinmesi, ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte suçun gerçekleşip gerçekleşmediği deliller üzerinden ispatlanmalıdır.
Sonuç: İzinsiz Fotoğraf ve Video Çekmenin Hukuki Sonuçları
İzinsiz fotoğraf ve video çekilmesi, günümüzde sık karşılaşılan hukuki sorunlardan biridir. Ancak her görüntü kaydının aynı suç kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Özel hayatın gizliliğini ihlal eden fotoğraf veya video kayıtları bakımından TCK 134 hükümleri uygulanabilir. Görüntülerin hukuka aykırı biçimde üçüncü kişilerle paylaşılması ise ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir.
Öte yandan kişinin kamusal alanda görüntülenmesi, iş yerindeki güvenlik kameraları veya kişisel veri niteliğindeki görüntülerin işlenmesi gibi durumlar farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.
Bu nedenle somut olayda görüntünün nerede çekildiği, içeriği, kişinin rızası, kaydın amacı ve görüntünün sonradan nasıl kullanıldığı birlikte incelenmelidir.
İzinsiz fotoğraf veya video çekilmesi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ya da özel görüntüleri hukuka aykırı şekilde kaydedilen kişilerin, hak kaybı yaşamamak adına olayın koşullarına uygun hukuki değerlendirme yaptırması önem taşımaktadır.
Real Hukuk olarak ceza hukuku, özel hayatın gizliliğinin korunması ve kişilik haklarına yönelik ihlaller konusunda hukuki bilgilendirme sunmaktayız.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her olayın hukuki değerlendirmesi, somut deliller ve olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat dikkate alınarak yapılmalıdır.